25 Aralık 2015 Cuma

Roboski 2015


Roboski, 2015'i de adalete susamış, devlet tacizleriyle baş başa bir halde geçirdi. "Çözüm süreci" buzdolabına alınmadan önce askeri hareketliliklere ve hareketliliklerin olası sonuçlarına karşı erken uyarılar verdi Roboski halkı. Cevap, katırlarının katledilmesi, evlerinin kurşunlanması, milletvekilinin tartaklanması oldu. Avukatları Tahir Elçi'nin katledilmesinin şokunu ve acısını yaşadı. 


Aşağıdaki kronoloji, 28 Aralık 2011 gecesinden bu yana olan bitenleri izlemek isteyenler için 2015'teki olayları içeriyor. Belki bir işe yarar diye... Eksikler, hatalar için peşinen özür dilerim. Konu Roboski olunca "Özür dilerim" demekten başka laf dilimin ucuna gelmiyor da zaten. Yapamadıklarım için değil sadece, yaptıklarım için de...




20 Ocak
Yüksekova'dan tuhaf bir haber düştü ajanslara. Kasım ayında jandarma 97 katıra sınırda el koymuş, sonra mahkemeye gitmişti. Mahkeme de 97 katır için “insan ve hayvan sağlığını tehdit” ettikleri gerekçesiyle “imha” kararı vermişti. Katırlar, kendi sağlıklarını tehdit ediyordu özetle. Katırlar inkâr edilemezdi, asimile hiç edilemezdi, o zaman devletin bildiği üçüncü yöntem, “İmha” siyaseti devreye girmiş oluyordu.
Kararın infazı için yazı da yollandı, ancak başka bir haber daha geldi hemen: Kar ve tipi 7 Ocak'ta katırların tutulduğu çadırları yıkmış, katırlar firar ederek İran'a sığınmıştı.


23 Ocak

Adalet Bakanlığı, Anayasa Mahkemesi'ndeki Roboski davasına savunma yolladı. Savunmada, Genelkurmay'dan gelen “meşru müdafadır” içerikli yazıya da yaslanılarak, “Olayın içinde bulunduğu koşullar, güç kullanılmasını gerektiren makul bir inancın varlığını göstermektedir” dedi.
Hükümet de devlet de ilk andan itibaren aynı fikirdeydi: Olan biten “normal”di, hataysa bile, “kaçınılmaz hata”ydı, “makul”dü...

8 Mart
Servet Encü'nün evinin tarandığı haberi hem Roboski'de hem de sınır bölgesinde gerginliğe yol açtı.


11 Mart
İngiliz oyun yazarı Anders Lustgarten'in Roboski katliamından esinlenen oyunu “Shrapnel: 34 Fragments of a Massacre”, “Şarapnel: Katliamın 34 Parçası”nın dünya prömiyeri İngiltere'de yapıldı. Oyun 2 Nisan'a kadar Arcola Theatre' da sahnelendi..


20 Mart
İl Tarım Müdürlüğü’nün 57 katır için mahkemeden “itlaf” talebinde bulunması Şırnak'ı karıştırdı. Katır sahipleri, katırlarıyla Kaymakamlık binası önüne gitti. Cevap: Gaz sıkıldı.

22 Mart
CHP Genel Başkan Yardımıcısı Sezgin Tanrıkulu, katır öldürme fermanlarını Meclis'e taşıdı.
Birçok sorunun yanı sıra, “bu hayvan haklarını ihlal değil midir” diye de soruyordu Tanrıkulu.

23 Mart

Katırlarıyla birlikte sınırı aşarak Türkiye tarafına geçmek isteyen köylüler, Düğündağ Mevkii’nde ateş altında kaldı. Doğrudan hedef gözetilerek ateş edilmişti. Hayır, bu sefer köylülere değil, katırlara nişan alınmıştı. Altı katır öldürüldü.
Muhtar, alay komutanıyla görüşünce gerçek ortaya çıktı: “Kaçakçılığı önleme amacıyla katırların vurulması” emri çıkmıştı.

24 Mart

Köylüler katliamı protesto ettiler. Ölen katır sayısı dokuza ulaşmıştı.

25 Mart

Sınırda katırların öldürülmesine devam edildi.
Bir Roboskili Kürt kadın, durumun vahametini şöyle anlatacaktı: “Biz onlarla (katırlarla) iç içe yaşıyoruz. Onları seviyoruz. Okşuyoruz. Ama şimdi bizden kaçıyorlar. Çok korktular.”

16 Nisan
Şırnak Valisi Ali İhsan su, öldürülen katırlar hakkında konuştu. Vali, Hayvan Hakları Federasyonu yetkililerine, öldürülen katır olmadığını, silah sesinden korkup uçuruma düşen katırlar olabileceğini söyledi. Neredeyse, “Onlar intihar etti” diyecekti.

Vali, hayvan hakları savunucularına çıkışmayı da ihmal etmedi: “Havyanlarla uğraşmayı bırakın ilk önce kaçakçılarla görüşün, kaçakçılığı çözün. Burada asıl sıkıntı kaçakçılar, o sorunun çözülmesi gerek.”

20 Nisan
CHP'li Melda Onur, katırların kaçaklık yaparken değil, merada otlarken öldürüldüklerini söyledi. Hükümetin seçimden önce hır çıkarmaya çalıştığını dile getiren Onur, “Kim öldürmüş” sorusuna, “Uludere’de vur emrini kim vermişse; katırlar için emrini o vermiştir diye düşünüyorum” dedi.

21 Nisan
Sınırda bir süredir devam eden yığınağın ardından, kapsamlı bir askeri operasyon başlatıldı. Roboski halkı huzursuzdu.

22 Nisan
Roboski dahil sınır köyleri operasyona tepki verdi, cevap ateş açılması oldu.


30 Nisan

Katır katlimanı aralıksız sürdü. Şirit Yaylası'nda 8 katırın daha öldürüldüğü anlaşıldı. İki ay içinde katledilen katır sayısı 40'ı geçti.

24 Mayıs
AK Parti, Şırnak Cumhuriyet Meydanı’ndaki billboardlara bir propaganda afişi astı. “Kendi Savaş Uçaklarımızı Kendimiz Yapıyoruz.”
Afiş, Roboskili ailelerin tepkisini çekti.

25 Mayıs
AK Parti, afişleri kaldırdı. Savaş uçağı yapmaktan da savaştan da vazgeçtiği anlamına gelmiyordu bu.

7 Haziran
Roboski'de ölenlerin tümüyle yakınlığı bulunan, katliamdan sonra defalarca gözaltına alınan Ferhat Encü, HDP'den milletvekili seçildi. Roboski'de dört yıldır ilk defa sevinç vardı. Ferhat Encü şunları söyledi: “Faillerin yargılanması için mücadele edeceğim. Hesap sormak için Meclis’e geldim. Mücadeleme devam edeceğim. Hava saldırısı sırasında hayatını kaybeden 34 kişi de benim yakınımdı. Ancak kardeşimle birlikte amca ve dayımın oğulları olan birinci derecede 11 yakınımı kaybettim.”


30 Haziran
Roboski'de evlere ve araçlara ateş açıldı. Milletvekili Ferhat Encü, beş katırın katledildiğini twitter'dan duyurdu.

İçişleri, CHP'nin 24'üncü dönem milletvekili Melda Onur'un katırlara dair soru önergesine yanıt verdi; o cevaptır:
“Jandarma Komutanlığı sorumluluk bölgesinde, 1 Ocak 2014 – 15 Mayıs 2015 tarihleri arasında müdahale edilen kaçakçılık olaylarında 390 adet yük hayvanı (at, katır, eşek) eşe geçirilmiş ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı birimlerine teslim edilmiştir. Esenlikler dileriz.”


2 Temmuz
Sivas Madımak katliamı anmalarında Sivas'ta Roboski'ye atıflar yapıldı. Aynı atıflar birçok Madımak anmasında gündeme geldi. Sivas'taki atıfları yapanlar Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu ve HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'tı.

5 Temmuz
Güvenlik gerekçesiyle Şirit yaylası yasaklandı.

6 Temmuz
Halk, Şirik yaylasının yasaklanmasını ve askerin bölgedeki faaliyetlerini protesto etmek için sınıra yürüdü.
Yürüyüşe ateş açıldı. Veli Encü, ailesinden İsa Encü’nün yaralandığını twitter'dan duyurdu. İsa Encü karnından vurulmuştu.

Katır ölümleri konusunda Yeryüzüne Özgürlük Derneği ve Hayvan Hakları Komitesi’ne bakanlıktan yanıt geldi.
Bakanlığa göre 78 katır hakkında “tasfiye” kararı çıkmış, 20 sahipli katır vurularak öldürülmüştü.
10 katır kayalıklardan düşerek ölmüştü. 10 yaralı katır ise tedavi ediliyordu.
Bakanlık açıklamasında katır öldürmenin gerekçeleri de yer alıyordu, buyrun:
”Uludere ilçesi sınırlarında kaçakçılıkta kullanılan katırların 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kapsamında; iş gücü amacı ile insanlar tarafından yetiştirilen ve beslenen hayvanların çiftlik hayvanı olarak değerlendirilmesi ve gerekli uygulamaların Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca yapılmasının uygun olacağı mütalaa edilmiştir.”

7 Temmuz 2015
Şirik yaylasının güvenlik bahanesiyle yasaklanmasına karşı eylem devam etti. İkinci günde HDP Şırnak Milletvekili Ferhat Encü ve beraberindeki gazetecilere gaz bombası atıldı, Encü tartaklandı.



9 Temmuz

Mazlum-Der, bir Roboski raporu yayınladı.
Raporda, son üç aydaki askeri hareketliliğin arttığı, yaylaların yasaklandığı, köylülere baskının göç amacını taşıdığı algısının oluştuğu dile getirildi.


28 Ağustos 2015
Roboski soruşturmasının kapatılmasına itiraz eden tek askeri hakim mesleki olarak cezalandırıldı. Hava Kuvvetleri Askeri Mahkemesi Başkanı Hakim Albay Oğuz Pürtaş, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’ne (AYİM) savcı olarak atandı.
Pürtaş söz konusu kararların ‘adalete zarar vereceğini’ söylemişti.
21 Eylül
Kemal Göktaş haberi:
MİT, katliamdan önce “Dr. Erdal Bahoz kod adlı PKK yöneticisi Fehman Hüseyin’in silahlı eylem için bölgeden geçiş yapabileceğine” ilişkin TSK’ya belge yollamış. Bu bilgi Roboski soruşturmasını yürüten savcılıktan gizlenmiş. İstihbarat bilgisi katliamın katliam gününü, yani 28 Aralık 2011 tarihini de kapsıyor.

26 Eylül

Yine Cumhuriyet’ten Kemal Göktaş’ın haberine göre, bombardımandan önce ilgili tüm askeri birliklerin kanaati, sınıra yaklaşan grubun ‘terörist değil, kaçakçı' olduğu yönünde. Genelkurmay buna rağmen bombalama kararı vermiş.


29 Eylül
Cumhuriyet'ten Kemal Göktaş'ın haberi, askeri savcılığın Roboski dosyasındaki tutumunu bir daha deşifre etti: Askeri savcı, bombardımanın hedefindekilerin sivil olduğuna dair ifadelerin hiçbirini dikkate almamış. Oysa yerel askeri birimler defalarca, “Bunlar kaçakçı” uyarısı yapmıştı. Bazı subaylar adeta çırpınmıştı.

Bu ifadelerden biri dönemin 2. Ordu İstihbarat komutanı albay Aygün Eker’e aitti. Eker, grubun kaçakçı olabileceğini belirtse de dikkate alınmadı.
Üstelik bu bilgilerin tamamı dosyada yer alıyordu. Yani askeri yargı, “takipsizlik” kararını verirken, dosyanın bir yarısı görmüş, diğer yarısını görmemişti.

28 Kasım 2015
Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi katledildi. Elçi, Roboskili ailelerin avukatlığını da yapıyordu.

1 Aralık 2015
Roboskili aileler, Diyarbakır Barosuna ve Tahir Elçi'nin ailesine taziye ziyareti yaptı.
Annelerden Halime Encü konuştu:
“Tahir Elçi varı yoğu ile bizim için mücadele yürüttü. Biz de bundan sonra Tahir Elçi katliamı aydınlanıncaya kadar, onun mücadelesini yürüteceğiz. Roboski anneleri olarak bunun burada sözünü veriyoruz.”

12 Aralık
Uludere'ye bağlı Andaç köyünde iki köylü yaşamını yitirdi. Ölümlerin, TSK'nın hava bombardımanı sonucu meydana geldiği dile getirildi. Ferhat Encü, yaşamını yitiren köylülerin adının Hurşit Ölmez ve Macit Ölmez olduğunu söyledi. Encü, olayın ikinci Roboski olduğunu da söyledi.




**

Bir önceki kronoloji için buraya buyrunuz: Roboski, bir zulmün kronoljisi...

Mini kronolojili bir başka yazı için buradan buyrunuz: Roboski: Kucağımızda iki yıldır yanan boşluk

0 yorum:

Yorum Gönder