31 Ocak 2011 Pazartesi

kırıklar4

18

İlk arının gözü
Yarattı ilk çiçeği
İlk çiçeğin tozu
İlk arıyı

Son gül
Güldürecek
Yine bülbülü
Son gül ağlatacak




























19

Güneşe şaştığın gün
Şaşarsın yaşama da
Kendine, ardındakine, önündekine...

Bir taşmadır can
Taştan, topraktan, sudan

























20

Neyimiz var
Bizim diyeceğimiz?

Tek bu dünya
Bu günler
İçinden geçtiğimiz
İçimizden geçen

Mevsimler
Düşünceler eken
Düşünceler biçen
Çekip gitmeden

Neyimiz var başka
Bakacağımız yüzlerden?


















21

Oradadır insan, arada
Yerle gök
Denizle kara
Yazla kış
Cellatla kurban

Buradadır şiir
İnsanla insan arasında

























22

Behçet bey düşlere yatıyor
Düş görenin kim olduğunu
Artık anlamasa da

Behçet beyin belleği
Sürekli yazı yaşıyor
Behçet bey sonbaharda ama

Behçet beyin ömrü
Bahara doğru koşuyor
Behçet bey kışa gidiyor ya

Behçet beyin eli
Saat ayarlıyor durmadan
Zaman hakkında bir fikri kalmasa da


















23

Bu en kısa uykuyu
Uyuma istersen
Daha kısası
Gelecek ardından
Ardından daha ve daha...
Yaşam
Bir düş
En baştan
Anlatılacak sana
Bir resim belirecek
Senin için: Senin
Bozuluşa benzeyecek
Yeniden biçimlenişin

Girme tartıya
Ne söz
Ne başka

23 Ocak 2011 Pazar

kırıklar3

12

Bir kuş
Uçuyor bana

Dalımda pençesi
Gagasında yemişim

Çalıyım size göre
Kuşa göre dünya

İki kuş
Uçuyor benden
Yeni dünyalara


























13


Düşlerimde kuşlar
İsimsiz, otlar
Ezberimde isimler
Kuşsuz, otsuz

Bir yanım
Dilsizleşen dünya
Bir buluttaki
Biçimler yiter gibi

Bir yanım
Dünyasızlaşan dil
Açılır gibi
Taştaki biçim
















14

Yüzümü yerde buldum
Yerde unuttum
Yeryüzünde bir misina yol tuttum
Biri oldum, biri daha oldum, biri daha...
Yolun başını, sonunu unuttum
Gittim bir buluta tutundum

Yeryüzü benim yüzüm, senin
Gökyüzü kimsenin


























15

Kaf
Kimin dağı

Kim isterse onun
Kimi isterse onun

Kim giderse
Kim dönmezse

Dönenler anlatır Kaf’ı
Dönmeyenlerin anlattığıdır Kaf’sa...




















16


Yaşarız
Kanında birbirimizin
Karnında
Dünya kayasının
Yıkarız, yaparız
Günlerden yeni bir gün
Kim bildi
Hangisi ilk, hangisi son
İşte güz, işte yaz
İşte iki bahar
Arasında
Üstüste yapraklar
Kah siyah
Kah beyaz

















17

Yazın yaralarını
Sarmalar güz

Baharın yaraları
Açılır kıştan

13 Ocak 2011 Perşembe

KIRGINLIK


1

Bir öykü umduk: Yarın bir gün yaşayacaktık, yaşamdan da saf olanı...
Kanıt gerekti ama var olduğumuza.

Duygu koşumlu birer atla işlemeye kalktık onu. Atıldık, herkesin atıldığı meydana.
Ne biz anlatıcıyı gördük, ne de o bizi bekledi. Kalk borusuyla kesildi anlatı, bir iş emrine döndü her şölen daveti.

2
İnanç?
Ellerimizdeki kırmızı şeker.

Umut?
Dudaklarımızda elma tadı.

Cesaret?
Alınlarımızdaki rüzgar.

Sözcükler kadar kolayca çoğalırız sandıydık.

3
Başkaları belirdi sonra: Başka adamlar, başka kadınlar, başka çocuklar...
Elleri taşlı, gözleri taşlı. Gül başka öykülerde solmuş bir nakarattı.

Ünlemden fazlası hataymış
Bildik
Kanarken
Gülün gramerinde.

4
Başka bir öykümüz var şimdi, anmaya değmez, sınanmış
Sınanmış ve başarılmışın yanında.

Hâlâ cümleden azına da razı değiliz ya
Şimdi unutalım zaten unutulmuş olanı
Paylaşılmaz, ne taşın, ne gülün acısı...

11 Ocak 2011 Salı

Portreler/Levent Balkan

Saçlarını lodos taramıştı, tanıştığımızda
Burada, köprünün altında. Konyak sarhoşu
Kayığından yeni uyanmıştı…

Gorki üniversitesinden mezundu kimine göre bıyıkları
Kimine göre Nietzsche kürsüsünden firari…

Kalpağı kuvvayı seyyare
Hençeresi poyraz çatlağı
Yürüyüşü Balkan karşılaması…

Rakıyla vaftiz edilmiş bir Rum belki
Belki şarapla kutsanmış bir Bektaşi
Rakı şişesinde bir sergerde…

Wosvagen'li Anarşist
Kendi arızasında usta
Kah Bozcaada'da Marika'yla dansta
Kah bir Kürtle karagünde yasta
Marş söylemişliği de vardır Laleli'de orospularla
Rüya tevil etmişliği de Eyüp'te bakirelerle...

Hayali burada şimdi, Galata Köprüsü'nde
Oltasının ucundaki balığa asılı
Rüzgar saçlarındaysa da anımsamaz asıl masalı
"Ben rüzgar gibi yaşardım" dediydi bir gün demlenirken
Gün doğmadan başlayan rüzgar gibi, gün batmadan...

Kalbinin veznine uymadıysa iklim
Uymamıştır isyansız günlerin esinine
Düşerken yetmişlik şişeden yudum yudum irtifa
Neyleyelim intifası dünyanın mütegallibeye kalmışsa?

İlk gördüğümde tarihle pazarlıktaydı:
"Ben yaşarım, gerisi senin bileceğin iş."
Son gördüğümde bir Azize saçlarını taramaktaydı:
"Ben yaşıyorum, gerisi senin bileceğin iş."

DGM'de kravatına sığındı savcılar kanun bozarken
Kara kızıl gözlerle dinledi esas hakkındaki mütaalayı:
"Suçlu olmalıdır, suçu paylaşmadan yaşayacaksa."

Yanıt bekler yargıçlar heyeti, heyhat
Hüküm fıkrası hazır, çoktan düşünüldü gereği

Savunma şarapla sürecek
Suç rakıyla başladıysa da:
"Rüzgar gibi yaşardım ben
Devletin meteorolojisinden kime ne?"

Ali Duran Topuz