30 Nisan 2013 Salı

Tekirdağ nere Guantanamo nere

Cezaevlerinde eylemler var. Mutada bindi. Açlık grevleri. Biri bitiyor, bir ibaşlıyor. Feryatlar eşliğinde. En çok yakınılan yer Tekirdağ F Tipi. 31 mahkûm açlık grevindeydi orada. Bir de Guantanamo’da açlık grevi var.

24 Nisan 2013 Çarşamba

Bu seferlik tam siper oldular


Böyleydi:





Böyle oldu:



Öykünün özetini Hürriyet'in haberi veriyor, tıklarsanız...

Ne oldu? Ar mı ettiler?
Hiç sanmam. Yakalandılar, mecbur kaldılar. Bu sefer fazla açık yakalandılar, siper aldılar. Tam siper.
Durum değişmiş değil: SGK yetkilileri hala "adını açıklamayı" uygun bulmuyor, ahlaki ve kurumsal bir ilkeleri çiğnemiş başmüfettişinin hata yaptığını söylerken.
Yargıtay'dan hiç çıt yok. Hangi hakla o sıfatı, "onursal daire başkanlığı" sıfatını kullandırıyor, kullandırmaya devam ediyor, hiçbir zaman bilemeyeceğiz.
Bilirkişi devam ediyor. İşini biliyor yani. Boşuna dememişler bilirkişi diye.

Bir de isim değişikliği meselesi var, artık şunu söyleyebiliriz: Aslında ilk konulan o isim, yani "işe iade davalarını önleyici tedbirler ve kazanma stratejileri" ismi, gerçek isim. Bir daha belki böyle açık açık yazmayacaklar ama biz bileceğiz ki kerli ferli bilimciler, görevde ya da eskimiş (emekli) yüksek bürokratlar, teknokratlar, bu mevzularda nerde bir araya geliyorlarsa, aynen bunu konuşuyorlar: Daha ileri demokrasiye uygun bir Türkçeyle söylersek: İşçi haklarını yemeyi ve işçiye kendi hakkı olan hiçbir şeyi yedirmemeyi...



20 Nisan 2013 Cumartesi

Sus, yoksa işçiden yana zannederler!

Rezalet sürüyor. Şu devlet-patron el ele, işçi haklarını yeme zirvesi rezaleti.



SGK Hürriyet'in sorularını yanıtlamış. (Aşağıda o bölümün tamamı var.) "Üst düzey bir yetkili" imiş soruları yanıtlayan. Bir düzey var gerçekten yanıtlayan kişide. Araziyle düz olmuş, gazeteci kapısına dayanınca. Niye adını vermezsin sen? İşçinin yanında yer almak ayıp mı? Anlaşılan ayıp ki bu "üst düzey yetkili" beyefendi adını bize bağışlamıyor.

19 Nisan 2013 Cuma

Korkmayın efendiler, siz zaten kazanmışsınız!


Sınıf-devlet ilişkileri hiç bu kadar aleni olmuş muydu? Gizli değildi tamam da bu kadar alenisi kolay bulunmaz:
Güçlü işveren abiler, oturmuş düşünmüşler ne yapsak da şu işe iade davalarını engellesek olmadı açılan davaları hep biz kazansak? 

E kolay, çağırırız işi bilenleri gelir bize anlatırlar. 

18 Nisan 2013 Perşembe

Garip Çoban



Bir sabah çay boyundan doğru gelirken görülmüş ilk. Bey yanaşma almış. Tavşandan hızlı, kediden çevik, yılandan sessizmiş. 


Şöyle bir iş var. Meraklısına. En aşağıda ayrıntılı bilgi için iki link daha var. İyi düşünmeler...Toni Negri geliyor işte, bir dolu bilgi yoldaşı toplaşıp hasbıhal edecek... 


Deli Çoban


Boğa nasıl ağlar, öyle ağlamış üç gün üç gece burulurken. Çobanlık ettiği Ermeni köyünün altınlarıymış sordukları.
Boynunda kementle dağı taşı gezdirdiler bütün yaz, öyle anadan doğma. Her tümseği, her çukuru kazdırdılar.

Kim sahip çıkar zalimin sofrasında atasız, kardaşsız kalana?

Bir gitti, bir geldi aklı öldüğü güne kadar. Kendine zulmedenlerin çocuklarını çağırttı son günlerinde. Herkes umutlandıydı o günleri anlatmaya başlayınca, altınların yerini söyler diye. 
Üç kelam etti oysa sadece gözlerini yummadan önce:
“Gözyaşları, kanları hep toprağa aktı. Altınları da oradadır. Öğrenmek isteyen gelsin peşimden.”

16 Nisan 2013 Salı

Hukuk güzel ama sahipleri çok yaman!

Tuhaf bir soru: Hukuk kimindir?
‘Herkesin’ yanıtı hep hazır.
“Herkese bir gün lazım olur” şiarı herkesçe malum.
Fazıl Say kararı, pek de ‘herkese ait’ olmadığını gösteren örneklerin sonuncusu. Meramımı anlatmak için az geriye gidelim. Acılı bir hafıza tazelemesi.

Fazıl Say işaretlendi

12 Nisan 2013 Cuma

Hayalet Ulus

 
Bişkek Parkı’nda iki çocuk.
Biri sarışın, koca mavi gözlü. Belki Slav, belki Germen, belki Sakson ataları. Biri karaşın, çekik gözlü. Belki Kırgız, belki Çinli, belki Moğol kanlı…

9 Nisan 2013 Salı

Sınırlar





I

Sınırsızdır yıkımı duranın, yürümek tek çare olduğunda. Ağaca öyküneceksek ve kabul edecekse o bunu, durabiliriz rüzgârı beklemek için ya da yağmuru; ama rüzgâra öykünürüz biz daha çok, suya, ışığa.

Sınırsızdan kasıt, ölüme kadar olacaklardır. Kim onaylar, her el atanın bir biçim vereceği yaşamı? Kime ait sayılacak her başlayan biçimle biten, her bitenin üzerinde başlayacak?

8 Nisan 2013 Pazartesi

Mansur



Ba!
Mansur!

Sözlerimiz senin kanın değil mi, biz konuştukça akacak Mansur?

6 Nisan 2013 Cumartesi

Komşulardan Şikayet



Yeni komşularıma göre ben bir ölüyüm. Aksini savunmam yararsız, ölüyle konuşmuyorlar.