27 Eylül 2011 Salı

Toplumla savaşan devlet: Mahkum ne, tutuklu ne, tutsak ne?

Urfa cezaevinde dün gece, 16 Haziran 2012 gecesi olan bitenler için söylenecek yeni bir şey var mı? Cezaevlerinde 12 Eylül'de kurulan "Hayata Dönüş" operasyonuyla tahkim edilen sistemin "sıradan" bir sonucu bu. Her seferinde 12 Eylül'e dönmek, bazılarının sandığı gibi bir "12 Eylül travması" filan değil, içinde yaşadığımız düzen, 12 Eylül'le oluşturulan düzen. Mevcut iktidarın "yargılıyorum ben onu" başlıklı müsameresi, inşaatı sağlamlaştıracak iskeleyi örten bir güzel pano.
"Ama onlar adli. Hem kendi aralarında kavga da etmişler" türünden savunmalarla ne aklanacak? Ne gizlenecek? Hiç. Kibirli ve küstah bir hegemonya ve ona teslim olmuş, onun tarafından klonlanmış zombi yurttaşlığın gürültücü, kıt aklına teslim olmayacaksak, hiçbir şey aklanamaz, gizlenemez.
Bu biraz eski bir yazı, Eylül 2011'den. Fazla eklenecek bir şey yok.

***

Cezaevlerinden ve aralardaki yollardan kötü, çok kötü haberler geliyor.
Ne oluyor sorusu, başka bir soruya götürüyor: Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde kaç iç savaş yaşanıyor?

Devletin Kürtlere uygun gördüğü yeri ve hali Kürtlerin beğenmemesinden kaynaklanan son isyanı (PKK kalkışmasına "İsyan" adını ben koymadım, eski Cumhurbaşkanlarından Süleyman Demirel koydu) saymayalım, en az bir tane daha var görünüyor, yakından bakınca sayı ikiye, üçe çıkabilir, az uzaktan zaten her yan yangın yeri.
Geçenlerde bir siyasetçi, galiba Selahattin Demirtaş, "Savaşın bile bir hukuku olur" demişti. Savaşın bile bir hukuku olur mu emin değilim, ayrıca tartışmak gerekir, ama Türkiye'de hukukun bir savaş aracı olduğu tartışma götürür gibi değil.

19 Eylül 2011 Pazartesi

Pir Sultan Abdal

Belde öldüm de geldim, ilkti
Elde öldüm kaldım, bu iki
Darağacında durdu dil
Bir turna avazı yitti kubbede

Elde ne kaldı elden başka?

12 Eylül 2011 Pazartesi

Giyotin yılı 1980




Miladi takvimin 1980'li yılları 1 Ocak 1980'de saat 00.01'de başlar; 31 Aralık 1989'da saat 00.00'da biter. Türkiye'deyse başka başlangıçlar vardır: 2 Ocak'ta askerlerin sivil yönetime yazdığı söylenen ihtar mektubu daha sonraki bir başlangıcın bir peşrevidir. 24 Ocak'ta alınan ekonomik kararlar, Türkiye'nin o zamana kadar IMF ile yaptığı sözleşmelerin bir tekrarı gibi görünür, ama öyle olmadığı 1980'ler ilerledikçe görülür. Aynı yıl içinde, o güne kadar Türkiye'yle IMF arasında yapılan sözleşmelerin tamamlanmasına izin vermeyen bütün engeller, bir başka başlangıç gününde, 12 Eylül 1980'de bir askeri darbeyle kaldırılacaktır çünkü. 24 Ocak/12 Eylül 1980, takvimde farklı görünse de aslında aynı gündür: Hem büyük bir dönüşüme doğru yelken açılan, hem de arzulanan dönüşümün olası engellerinin kaldırılacağı hamlenin yapıldığı bir kesinti günü.

9 Eylül 2011 Cuma

Yaşam Değirmeni

Gideni düşünüyor
Giden günü, geceyi
Rüzgardaki kanat 
                               sesini
Yoldaki toynak...

Yol yol düşüncesi
Peşinden,
Gidenin peşinden, kalanın...

Düşecek 
              birazdan
Hep düştüğü 
                      geceye:
Hiç sığmadığı


Şimdi gece içine sığmıyor
Sığmadığı gibi 
günün 
dün

Taşıyor 
             bir yanı yola
Bir yanı 
             yoldan kalıyor
Dönüyor taşı ağır
Ağır yaşam değirmeninin

Öğütülmüş sevinçlerin kepeği, hüzünlerin
Üstümüzdeki kızıl un


Kimi senin 
                  gözlerinde açtıydı
Kimi 
        diğerinin alnında
Kimi ötekinin....


1 Eylül 2011 Perşembe

Dört Sofra

Dostluk sofrası
Gelecekten söyler ekmeği suyu
Söze yaslanır
Sözle yaslanır
Giden güne, gelen güne

Güneş
Masada meşale