24 Haziran 2011 Cuma

DÜNYANIN RENGİ

Renksizdi dünya
Biz açmadan 
Gözlerimizi

Biz bakınca 
Başladı mavi
Açıldı yeşil

Rû be rû


Yüzümü değişiyorum 
Seninle

İnliyorsun
İçine doğru. Çığlığın
Çınlıyor içimde. Eriyip
Yağıyor derimden
Saçlarına, tüylerine
Derine karışıyor
Kaynağına

13 Haziran 2011 Pazartesi

KARADUYGU

İçe kapanırsın. Bitimsizdir
Uzamındaki düşüşün: Dış
Hiç sönmediği yer, konağında
Güneşsi bir ateşin. Gözün
Hiç kapanmadığı...

11 Haziran 2011 Cumartesi

BULUŞMA

Bekler seni orada
Ben, o ve öteki


Yaşayıp giden 
Düş içlerine, canlanan
Dokunuşunla senin
Dokunuşa giden düşünüşünle

9 Haziran 2011 Perşembe

Söz ve Mesafe

I

Yoksun. Söz eşiği kaynaşıyor
Varsın. Dil kapısı zorlanıyor

Böyle oluyor işte
Mesafeye ayarlı denge
Uzak birleştiriyor sanki
Ve yakın…

Niçin bilmem, hala böyle...
Ve bilemem, kaç
Geçkin mühür
Gemliyor elin isteğini
Ve isteğin elini?

II

Suskun mu?
Apaçık olanın eşiğinde
Sana dair bir gerekçe
Ya da bana, ikimize...

İşte söylüyorum:

Sen
ve bilinmezin:
Saklamaya çalışırız birini
Birini bulup çıkarmaya...
Direnir ikisi de. Biri
Her şeyi planlamış gibi
Şaşmaz kovalamaca


III

Avuçları kanatır
Aklın misinaları
Delilik:
Çocuk ve hayvan
Arasındaki ruh koşusu

Çocuk:
- Sev beni...
- Koru beni...

Hayvan:
- Etini ver bana...
- Kanınla...

Çocuk:
- Okşa beni...
- Sarıl bana...

Hayvan:
- Gövdem ol benim...
- Kanım...

Hepsi olabilir
Geçmiş olmasa

Sen ikiye bölünebilir misin peki?
Bölündükten sonra birleşebilir misin?


IV

Duvarın ötesinde hapsoldu
Yaşam... Bakışlarınızla
Çizebilirdiniz resmini
Derimizden başlayan duvarın

Ölümümüzü büyütüyoruz şimdi. Beyaz
Kartlarını karıştırırken akıl bitik oyunun
Kafesi parlatırken ve süslerken zıbını...


V

Üç insan yaşıyor
İç içe dünyalarda:

Birincisi, kalp ve gözyaşından
İkincisi, el, kas ve barsaktan
Üçüncüsü, beyin ve sinirden

Haklı da olsanız bütün söylediklerinizde
Sevişemez ki üçü de
Üçünün de çocuğu olamaz ki...

Gerekçe mi söyleyeceksiniz?
Başlayın söylemeye
Hiçbir yerden başlamayanı!

6 Haziran 2011 Pazartesi

Zihindeki Kar

Ne sabah
Bu mavilik
Ne akşam

Ne günde
Bu kar
Ne gecede

İnce ince
Yağıyor
Düşüncede

2 Haziran 2011 Perşembe

Elişi Dünya


Elin yüreği
Taşı tutar, ağacı
Heykeli bırakır, masayı, kaşığı 



Çamuru tutar 
Çömleği bırakır, harcı, sıvayı

Yazıyı tutar
Kalemden önce

Harften önce sesi, sözü, düşünceyi

Eli tutar
Sevenden önce, sevilenden önce
Elin yüreği...

(Cumartesi Şiir, Sayı 49, Nisan 2009)