9 Haziran 2011 Perşembe

Söz ve Mesafe

I

Yoksun. Söz eşiği kaynaşıyor
Varsın. Dil kapısı zorlanıyor

Böyle oluyor işte
Mesafeye ayarlı denge
Uzak birleştiriyor sanki
Ve yakın…

Niçin bilmem, hala böyle...
Ve bilemem, kaç
Geçkin mühür
Gemliyor elin isteğini
Ve isteğin elini?

II

Suskun mu?
Apaçık olanın eşiğinde
Sana dair bir gerekçe
Ya da bana, ikimize...

İşte söylüyorum:

Sen
ve bilinmezin:
Saklamaya çalışırız birini
Birini bulup çıkarmaya...
Direnir ikisi de. Biri
Her şeyi planlamış gibi
Şaşmaz kovalamaca


III

Avuçları kanatır
Aklın misinaları
Delilik:
Çocuk ve hayvan
Arasındaki ruh koşusu

Çocuk:
- Sev beni...
- Koru beni...

Hayvan:
- Etini ver bana...
- Kanınla...

Çocuk:
- Okşa beni...
- Sarıl bana...

Hayvan:
- Gövdem ol benim...
- Kanım...

Hepsi olabilir
Geçmiş olmasa

Sen ikiye bölünebilir misin peki?
Bölündükten sonra birleşebilir misin?


IV

Duvarın ötesinde hapsoldu
Yaşam... Bakışlarınızla
Çizebilirdiniz resmini
Derimizden başlayan duvarın

Ölümümüzü büyütüyoruz şimdi. Beyaz
Kartlarını karıştırırken akıl bitik oyunun
Kafesi parlatırken ve süslerken zıbını...


V

Üç insan yaşıyor
İç içe dünyalarda:

Birincisi, kalp ve gözyaşından
İkincisi, el, kas ve barsaktan
Üçüncüsü, beyin ve sinirden

Haklı da olsanız bütün söylediklerinizde
Sevişemez ki üçü de
Üçünün de çocuğu olamaz ki...

Gerekçe mi söyleyeceksiniz?
Başlayın söylemeye
Hiçbir yerden başlamayanı!

0 yorum:

Yorum Gönder