19 Nisan 2013 Cuma

Korkmayın efendiler, siz zaten kazanmışsınız!


Sınıf-devlet ilişkileri hiç bu kadar aleni olmuş muydu? Gizli değildi tamam da bu kadar alenisi kolay bulunmaz:
Güçlü işveren abiler, oturmuş düşünmüşler ne yapsak da şu işe iade davalarını engellesek olmadı açılan davaları hep biz kazansak? 

E kolay, çağırırız işi bilenleri gelir bize anlatırlar. 

İşi bilen kim olur? Canım avukatmış, hukukçuymuş, insan kaynakları uzmanıymış, kesmez bunlar bizi. Daha iyi bilen olsun. Mesela, mesela, şöyle yargıç, adının önünde de doktor sıfatı olsun. Ama öyle her yargıç da olmaz, şimdi bu iş davalarında bi sürü yargıç tuhaf kararlar veriyor, onlardan olmasın. Ne olsun mesela? Şöyle Yargıtay üyesi. Onun da iyisinden. Mesela, mesela daire başkanı! Onursal daire başkanı! 
Tamam mı tamam? 

Peki gelir mi böyle bir yargıç bu sıfatla? "Onur"sal sıfatıyla? Niye gelmesin canım? Ne var bunda? Onursal demek, emekli demek. Onursalını siler, gelir. Yok ama afili olmaz öyle. Cümle alem bilsin ki, sınıf mücadelesinin hukuk alanında en iyiler hep biz en iyilerden, yani bankada hesabı, kasada parası, piyasada iyilerden yanadır. Hem niye gelmesin, parasıyla değil mi? 

Gelmiş mi peki! Evet, ilanda adını "Yargıtay filanca daire onursal başkanı" diye yazdırmaktan çekinmemiş, gelivermiş. Hoş gelişler ola... 

Bu da yetmez ama. Daha kuvvetli, işi iyice öğretecek birileri lazım bize. Kim olsun? Mesela şöyle Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan tecrübeli biri. Mesela bir iş baş müfettişi! 

Ama bu iş müfettişleri biraz sorunlu insanlar değiller midir, çok patronun canını sıkmıştır onlar. Öyle ama beş parmağın beşi bir değil! Biz iyilerden, kasası, kesesi, hali, vakti, ömrü, hayatı iyilerden yana olanı bulamaz mıyız? Yok mudur böyle iyisi? 
Olmaz mı, ondan da var! Hem de baş müfettiş! Gelir mi peki? Gelir, niye gelmesin? Biz kasası, kesesi, hali, vakti bugünü ve geleceği iyi olanların davetini niye kırsın?
Kırmamış nitekim, zirvede adını yazdırmaktan bile çekinmemiş: "İş baş müfettişi" sıfatıyla!

E ne kaldı? Ne kalacak canım, işte bir de iş davalarında bilirkişiler var. Mühim aktörler bunlar. Onlardan gelen olur mu? Niye olmasın, biz iyileri, yani bankada hesabı, kasada parası, piyasada işleri iyi olanları mı kıracak?
Gelmiş, o da var orada. 
Peki adı ne olsun bunun? Ne olacak, açık açık yazalım: 

İşe İade Davalarını Önleyici Tedbirler ve Kazanma Stratejileri Zirvesi.

Dava önleyici tedbir, ne mesela, işçinin yolunu kesip dilekçesini mi yırtacaksınız? Kazanma stratejileri? İş müfettişi sizde, yargıç sizde, bilirkişi sizde, siz kazanamayacaksınız da kim kazanacak?
Ne diyelim, hayırlı işler efendiler. Hayırlı işler. 

Çağırmadınız ama söyleyelim size: O davaları önlemek istiyorsanız hukuka uyacaksınız. Haklarını yemeyeceksiniz. O kadar.



1 yorum:

Yorum Gönder