27 Ekim 2015 Salı

Bin polis operasyonlarda çocuklar gibi şendik!

En çok konuşulup tartışılanı Cizre olan olağanüstü hal uygulamaları sadece Kürdistan'a özgü değil. Daha doğrusu, diyaspora Kürtleri olağanüstü hal uygulamalarından muaf değil.
Manisa'dayız. Fevzi Çakmak Mahallesi'nde.

Haber şöyle, Hürriyet gazetesinden:
"Manisa Emniyet Müdürlüğü seçim güvenliğini sağlamak amacıyla bin polisin katıldığı operasyonda kahvehanelerde GBT sorgusu yaptı. Polis, Fevzi Çakmak Mahallesi’nin tüm giriş ve çıkışlarını kontrol altına alarak, araçları tek tek inceledi."


Yok, derdim haberi, gazeteyi eleştirmek değil esasen. Fakat, polisin öne sürdüğü "seçim güvenliğini sağlamak amacı" eleştirisiz, tartışmasız kabul edilmiş, belirtelim. Yine belirtelim, "giriş ve çıkışlarını kontrol altına" almış ise polis, bize "giriş ve çıkışların kontrol altına olmadığı" iması bihakkın zihinlere yerleştirilmiş demektir. Ürün yerleştirme var ya, onun ideolojik içerik yerleştirme versiyonu, neyse.
Araçları tek tek incelemiş. Hepsini mi? Garajdakiler filan dahil mi? Bilmiyoruz.

Karşına TOMA çıkarsa...

Devam ediyor, biz de ediyoruz:
"Çoğunlukla HDP’li vatandaşların yaşadığı mahalleye giren polis, kahvehanelerin tümündeki vatandaşlara GBT sorgulaması yaptı. Uzun namlulu silahlarında yer aldığı operasyona TOMA da eşlik etti. Karşılarında çok sayıda polis ve TOMA’ları gören mahalle sakinleri şaşkınlıklarını gizleyemedi. Yapılan açıklamada operasyonların seçim güvenliği için yapıldığı belirtildi."
Kahvehanelerin tümündeki vatandaşlar? Yoldan geçenler, dükkan önünde oturanlar yırtmış mı GBT'den? Bilmiyoruz.
Karşılarında çok sayıda polis ve TOMA görenler, şaşırmasın da ne yapsın? "Seçimden önce karşında TOMA görürsen şaşırma" diye bir söz mü var?
Sadece şaşırmış mı? "Ne yapıyorsunuz siz arkadaş" diyen olmuş mu? Olmamıştır, ne yapıldığını, niye yapıldığını biliyordur. Zaten şaşırsa şaşırsa ancak onlar şaşırır, üzülse üzülse sadece onlar üzülür, başkasına ne? O mahalleden olmayan bin yaşasın. O mahalleden başka yere gitmeyen polis de bin yaşasın.


Devlet konuşurken herkes susar

"HDP'li vatandaş"lar. HDP'li vatandaş? Kürt demek hep zor. Bir de ayıbına gitmiş olmalı, ajansın, gazetenin filan... Ama hakkı var ajansların da, gazetelerin de bir yerde: HDP'li olmayan Kürtler böyle işlerden muaf. En azından Kürt illerinin dışında yaşayanlar. Kürt illerinde yaşayanlar? "Bu HDP yüzünden geliyor hep başınıza bak bunlar" deniliyor. Devlet böyle konuşur. Lafı anlamayanı köpeğe de ısırtır. "Ben devletim, ısırtırım" icabında. Devlet konuşurken herkes susar, hele Kürtlere konuşuyorsa, susmayan Kürt sayılır; o da olmadı "HDP'li vatandaş" olur.

Başka gazetelerin sitelerinde, başka ajansların sitelerinde de var haber. Oralarda başka ayrıntılar veriliyor: Polis, uzun namlulu silahla mücehhez. Kasklar yerinde. Coplar eksik değil. Sokak aralarında dolaşmışlar. Süre ne kadar? Bilmiyoruz.
HDP'li vatandaşa, Kürt'e mektup yazılıyor. Hani il ilçe belediye başkanı gözaltına alınan, tutuklanan, görevden uzaklaştırılan HDP. Hani genel merkezi yakılan, yakanların serbest kaldığı HDP.

Vatandaşlık da bir yere kadar


"HDP'li vatandaş"a ne deniliyor? Vatandaşlık hakları bir yere kadar: İktidar partisi olmadı, muhalefet partileri var. CHP'sidir, MHP'sidir, Saadet'idir. Bak onlara oy verenlere bir şey diyor muyuz? Muhalefetten muhalefet beğen, ama gidip gidip HDP'yi beğenme. Ala.

Ses çıkmıyor. Kıyamet kopması gerekir, ses çıkmıyor. Manisa'daki mahallede ne varmış? Hendek mi kazılmış? Özyönetim mi ilan edilmiş? Öyleyse hava harekatı da gerekebilir, maazallah! Güvenlik güçleriyle çatışmaya mı girilmiş? Kendi kendinin kafasına silah dayayıp, "HDP'ye oy vermezsem kendimi öldürürüm" diye baskı mı yapmış? Yok, "HDP'li vatandaş" olunmuş. Vatandaşların seyahat hürriyeti vardır, nedensiz sebepsiz hürriyetinin kısıtlanmaması mecburiyeti vardır. Ama vatandaşsa. HDP'liyse, vatandaşlıktan çıkmış gibi olur.

1000, yani çok, pek çok

Bir güzel ayrıntı daha var. Mesaj kaygılı devletimizin güzel mesajlarından "1000 polis"le. Sahiden 1000 midir? Ajans muhabiri saymış mı? Yoksa Emniyet kaynakları söylemiş o yazmış mı? Söylemiştir. Durduk yere "1000 polis" denilmez.
Nedir 1000? Bin? Sadece bir "sayı" değil, bir mecazdır. "Sonsuz" anlamında kullanırdı çok çok eskilerde. Devlet 1000 kere söylemiş HDP'li olmayın diye, olmuşlar, o zaman al sana 1000 polis. Bin dereden su getirmeye gerek yok, muhtarlara atılan nutuklarla uslanmayanın hakkı 1000 polis.

Şiir de var, bin sayısına yaslanmış. Şöyle mi okudular sabah:
Bin polis operasyonlarda çocuklar gibi şendik

Bin polis o gün dev gibi Kürt seçmeni yendik

0 yorum:

Yorum Gönder