22 Nisan 2015 Çarşamba

Tülbent

Ben bir çöl biliyorum, içinde bir kavim yatıyor.
Ölmemişler. Öldürülmüşler, evet, ama ölmemişler.
Çocukları tülbent emiyor, öyle bir çöl.
Etrafında, çitinde, çeperinde naneler bitiyor, nanenin kokusu dünyaya yetiyor.
Bir çocuk tülbent emiyor, hep emecek. Öyle sonsuzca. Hep.
Ben bir çöl biliyorum, bir kavim yatıyor.
Bir kavim yatmış, akmış. Irmak akar gibi.
Öldürülmüş, ama ölmemiş bir kavim.
Çölde biten ırmakları biliriz, kavimleri bilmezden geliriz.
Ben bir çöl biliyorum, içinde bir kavim yatıyor

Bir kavmin ölüsü üstünde yatan bir kavim olmayayım. Olmayalım.
Öldürülmüş bir kavim var bir çölde, ama ölmemiş
Ölenlerine ağlamak istiyorum ama öldükleri kabul edilmemiş
Çölde bir kavim var, nane kokulu çölde
Nanenin kokusu dünyaya yeter
Bir bebek tülbent emer, sonsuza kadar
Fırat suyu kan akar
Bildiniz mi
Kan akar Murat suyu

Çölde biten ırmaklar, yeraltında akar
Akıyor göğsümün üstünde bir ölüm
Bir kavim
Ölüyor
Her
gün


Utanıyorum
Utancımdan
Susuyorum
Susamıyorum
Utancımdan

Bir kavim biliyorum. İçinde bir çöl yatıyor.
İçindeki çölde yatan bir kavim biliyorum


Tanrım, boğazımdan geçen öldürülmüş ama ölmemiş bir kavmin eti olmasın.
Tanrım


0 yorum:

Yorum Gönder