23 Aralık 2010 Perşembe

Bir Aşırıakıl Durumu İçin Akılaşırı Zortlatmalar




1

Yeryüzünün bütün akıllı insanları, şu akıllıca sözü tekrarlayıp durmaktaydı:
Her türlü teröre karşıyım.”


(Adam, kablosu kopuk bir mikrofonla kendisini gösteren aynaekranın karşısına geçer. Boğazını temizler)

Bir, ki!
Bir, ki! Deneme...
Bir, ki!
Bir, ki! Ses...

(Mikrofonu ceketinin mendil cebine koyar. Aynaekrandan bir kameraya döner. Kendi kendine konuşur gibidir)

En iyisi, sipsi! (sipsi çalmaya başlar) Tercih sizin yine tabii, dilerseniz saksafon, (saksafon devreye girer) dilerseniz korno, (korno girer) dilerseniz jet gürültüsü... (motor da devreye girdikten bir iki saniye sonra sesler kesilir. Adam mikrofonu tekrar eline alır ve kendi görüntüsüne döner)

Bir, ki.... üç!

Ses veriyorum:
Siiii!
Bir, ki, üç, başla!

Siiiii
Yaaa
Siiiii!
SiiiiYaaaaSiiii...

(Öksürür. Alçak sesle konuşmaya başlar.)

Deniyorum:

İyi değildir herkesin aynı şeyi söylemek istediği konuda aynı şeyi söylemek. Söylememek de iyi değildir aynı şeyi söylemenin herkese iyilik getirdiğinin sanıldığı günlerde bazılarının bazıları için neyi yürürlüğe soktuğunu...

Siii....
.....
Siii....
.....
(Her "si" sesinden sonra bekler. Ses yankılanır.)

Si! (Tükürür gibi söyler.Boru sesi eşliğinde, gong sesi veren küreye elindeki beyzbol sopasıyla vurarak konuşmaktadır)

Keskin bir boru sesi uyandırdı şimdi kristal kürede mışıl mışıl uyuyan herkesi...

Sih!
Tehlikeli isimlerden biri daha, daha çok görülecek bunlardan...

Sich!
Özgürdür insan bakmakta ve görmemekte...

Sick!
Kesiktir sütten uygarlığın beşiği
tıngır mıngır
sal salla sallan sallanı sallanıdurur kumla çipler arasında...



2

"Dünyayı zafere götüreceğiz."

Başladı yürüyüş, çun
Sur üflendi, sirenler öttü, cıngıllar hazır.
Kimseye hayretmez itiraz muhayyel yörüngeye.
Buyrun buradan uçun:

Siyasidir bütün olan bitenler. Si!
Kendisine ölüm armağan edilenler. Ya!
Armağanı misliyle iade etmeye kalkarlarsa ne olur? Si!
Olur işte olacakların listesi. Hayal et!

- Hazırla atları seyis, kara karlar yağdıracağız, sayısız kara tanecikler
Cik cik öten bu nesneler de ne?

Siii!

- Hazırla kalemi katip, kara çizgiler gerek, gereksiz sözler dolu sahifelere
Dik dik duran bu gövdeler de ne?

Siii!

Keselim bu bahsi ve girelim bahse.

Sick!

Düzensiz bir fiili çektiriyor şimdi her düzene kadir bir kudretin grameri. Hayretsiz akıllar da hayretmiyor çiğnerken hep bir ağızdan kabız meselleri masal morglarından yayılan musikiler eşliğinde...

Bir, ki, üç
(Hazrolda dinle):

Siiii!Yaaa!Siiii!

Hayal et!
Ölümü değiş tokuş biçimidir siyaset. Hayal et!
Hayalet bir uçak kalkar uzaktan, bin uçak...
Hayalet uçak, hayalet rota, hayalet coğrafya
Hayal et: Uçuyor. Hayalet
Gibi
Değil
Düpedüz uçak
Düp
e
düz
hay
al
et... Düp...
Düp... Düp dübü düp
Düp

Var git saklan küplere gir mühürle ağızlarını balmumu mühürlü küp küp geleceğe katkı için daha iyi bir fırsat sunulmadı kimseye kolay da sunulmaz...
(Bende gizli bir flüt var ama sesi korkarım buraya biraz uymaz...)

Sii!

Yola çıktılar işte sevilen hayaletler, korkulan; izlenen hayaletler, kaçılan, hayaletlerin yarattığı hayaletler ve hayaletleri yaratan...

(Peki kuzum, bir savaş için çok mu kullanışsız bu sözcükler?)

3
"ABD onu istiyor, ölü ya da diri."

Hayalet bir uçak için en uygun rota ölüm serpiştireceği hayalet bir coğrafyadır ve ulaşmaz ona atılan taşlar da sözler de geri çeviremez onu yolundan ki ölümün kaçınılmazlaştığı patlamalar art arda şehvete boğarken gözü ve sözü sağlıklı bir ölümizlerlik için sizi nefes almama tekniklerini geliştirmeye davet ediyorum.

Bir tür şölen bu, tedbir gerek:
Sakin olun, derin nefes alın,
Bir, ki, üç!
Haydi hep beraber:


Bir, ki, üç olsun! Çıkarması güç olsun!

Ya da sevdiklerinizle kucaklaşın ve uzanın teneşire ki ölüm şifası sayılabilir hayat isimli hastalığımızın... Önce nabızlarımızı ayarlayalım, sonra acil serviste buluşmak üzere sözleşelim:

Baştan alayım, haydi
Siii!

Haydin!
Hay deyin! Hay hay!

Hay ki yalnız bir adamdır
Yalnız bir adadan gelmiş
Boşgeçin,
Yalnızlar size mi kalmış!?

Haydin! Hay deyin!
Hay hayy!
Haydin! Haydin ölüme!
Haydin ölüme!

Düşün önüme:
Sizi oraya doğru kovalıyorum:
Ekranlara ve sayfalara... Gidin ve okuyun ve öğrenin ve uygulayın onları, nasıl böyle güzel sıvıştığınızı bir daha, bir daha ve bir daha sıvışarak gösterin ona, buna, şuna, bana ve herkese ki kesilmez takat tekrarından bir tekrardan ibaret olan yaşam kar kalsın diye hepimize...

(Ekranda bir levha belirir) Kartlar açıktır ve kağıtlar yeniden dağıtılmayacaktır. Müdüriyet.

Ey biz! Dikkatle izlemeyi devam ettirmeliyiz kendimizi ele vermemek için. Kaçmalıyız. Daha iyi kaçmak için daha kaygan zeminler açmalıyız. Açılmalıyız. İyi mi?

Mi, fa, sol, la, siiii!

Ses veriyorum:
Dooo
Dingdong!
Tahtalar kapanmadan karları realize etmeli! Haydin!

Şerh düşüyorum ben de levhimahfuzunuzdaki karatahtaya ki Mona Lisa hiç gülümsememiştir size ve gülüm,
Gülümsemeyecektir.

4
"Ya bizim yanımızda yer alacaksınız ya kötülüğün"

Çünkü hayalet bir uçak uçuyordur hayale mahal yoktur ki yoktur, olamaz da onun için engebe...

Engebe şudur:
Dağ
Engebedir
Dünya engebedir biz ona gelmişsek hiç nedensiz, gebedir de en çok şimdi tam da ölecekken birazdan ölecekse ölecek olan... Lan...
Dünya lan. Lan tam da birazdan lan...
Lian
Lain
Hain
Kain
İn
İn
Ve
İn
Be
Ve
Hayal et şimdi:
Hayalet şimdi kalktığı gemi, indiği gemi, gemi ülkedir gemi azıya almış ülkenin azı dişlerindeki öfkeli gıcırtı dalgalarla birlikte yüzer öyle hayalet bir körfez içre... Azı dişlerim azdı, sızlıyor be... Öfkeden
izdüşer isli isimlerin yarışa tutuştuğu sulardayız mesela Fars, Umman, Pers, Arap, Acem, Basra... Bade harabül Basra... Selam olsun o asra...

Siii!

Ki uçucudur uçar insanoğlu uçmuştur artık kardeş kardeş ve uçanın şimdi yaptığı basket, attığı misket, dağladığı et, bıraktığı iskelet! Tebbet...

Al sana tarih tarhında askıya alınmış gözler... Gözler çeliğin ucunda, çelik gövdenin peşinde, izle...

5
"Onu nereye saklanırsa saklansın bulup cezalandırma gücüne sahip olduğumuzu göstereceğiz."

Her hakkı saklıdır. Saklanan saklansın, saklanmayan sobe. İzle!

Ve hayal et şimdi:
Hay
Al
Et!
Hay-
yall
eth!

(Bir çocuk seslenir) - Elma dersem çık, armut dersem çıkma...

Bunun bir oyun olmadığını sakın unutma...

Hi!
Al!
Eth!


6

Sağ ellerini kalplerinin üzerine koyarak üzgün durmayı bilen insanlar bayraklarını büyük göze karşı ağır ağır soldan sağa sallayarak ve gözlerini kırpmadan şarkı söylemektedir. Bu bir yas törenidir. Gördüğünü göstermeyi bilen büyük gözün gösterimi tarafından binlerce göz bu yası izlemektedir.

YaaSiiiYaaa
Siii!

İmdi! Yasın yeryüzünde yeniden yürürlüğe girebileceğine inanmayan kişi ben olmak istemem ne de siz olmak isteyin o halde bir şarkı gerek bana yası yeryüzüne indirecek ve vakti geldiğinde gösterileri bas ve tiz tokmaklarla gösteri olmaktan çıkararak gerisin geriye süpürecek bir şarkı. İz. Dinleyin- iz
please:
Ple-
ase
Can
dediğin camdan kase...

Ses veriyorum:
Siiiii!

Ses alıyorum:
Et
Al
Hay!
Sithelyaha!
Aha!
Stelyahit!
Hit
Stealth!
Tilt!
İtoğluit!
Sayıyorum. Sağdan say!

Bir, ki, üç! Kaç?
Kaç?
Kaç! Kaç!
Kaçın! Kaçın gidin buralardan gidin o yere...
O hiçbir yere, o her yere, o ekranlarınız var madem
ki bakarsınız sayfalarınız var madem
ki okur yazarsınız madem
madem
işitir söylersiniz söyleyin herkese kese kese lokmalar indiği zaman bulutların oradan sarışın bugün için sarışın ölümle beraber yutkunun siz de ki bazen sarışın olmak hiç engel değil sarışın olmamaya... Elbet esmer Bağdat'a da gelecektir sıra ve kara...

Siiiyaaasiiii! Ya!
Si! Ya! Si!
Ya! Ya! Ya!
YaSiYa!
Yas!
(Change a to e!) Yes!
Oldu mu şimdi, oldu mu ya!
İşte böyle, her zaman böyle!
Derdini söyle, şarkımı dinle:

Bizim için şarkı yapmalarına izin verirsek bizim için ölüm yapmalarına da izin vermiş olmaktan korkmaya başladım ben. Ben biz olmaktan korkmaya başladım. Ben biz olmamaktan korkmaya başladım. Ben konuşmaktan korkmaya başladım. Ben susmaktan korkmaya başladım. Ben bizden, sizden, ondan, bundan korkmaya başladım...

Hi! Ha! Hay!
Hayalet! Hayalet! Let!
Let!
Let it be! Let it bi!
Let it si
Let it hay
Let it vay!

Sessiz ol sessiz çoğunluk senin şarkın birinci seçildi hem kokusu da beğenildi hem korkusu da beğenildi hem senin kımıl kımıl üst üste yığışıp araçlardan evlere evlerden araçlara gidişine tam not verildi... Bir meleksin sen, biliyoruz; duygulusun, safsın, gaz kadar değerlisin sen olmasan kim kime der vay? En çok bu ses yakıştı bugünlerde sana sar yanında taşı çıkar sok gırtlağına fırlat ordan: Vay!

Vay ki ne vay bana,
Vay bana vaylar bana, sana, ona...
Vay ha vay a vay away...

Evet, yola gir, öyle uzaklaş oradan ilerle... Kafilelerle...
Haydi ikileyin, haydi ikileyin!

7
"Ne olursa olsun, savaş yıllarca sürebilir ve milyonlar ölebilir. Sadece onlardan değil, bizden de. Kimin buna yüreği var? Bin Ladin'in var. Başka kimin?"

Hayalet bir uçak geliyor size doğru...
Hayalet bir uçak gidiyor sizden doğru...
Hayalet bir uçak gidiyor onlara doğru...
Hayalet bir uçak gidiyor onlardan doğru...
Hayalet! Size doğru! Hayalet! Sizden Doğru! Hayalet! Onlara! Hayalet! Onlardan...

Evet dostlarım, bazı yanıtları masaya yatırmanın vakti gelmiş olmalı:

Kim kime hayalet?
Uçak hedefe, siz uçağa ve hedefe, hedef size ve uçağa ve kendisine... doğru...
Hayal et!
Doğru!
Hayal et:
Doğrudur. Doğru gider hayalet bir
Uçak. Uçar. Uçacaktır bu gece, bu sabah, bu öğle, bu akşam...


Bu akşam... Bu
Ak
şam... Ak
ŞŞ
aa
mm...

Karaşam...

Şam?
Uyu
Uyu, Şam
Uyu baba, uyu baba... Şam
Şam baba şam... Şam... Şam baba
Şam... Şama şama şam
Şama
Şama
Şamm
An!
Amm
Man!
Amman aman yaman şaman... an... an...an
In, un, en, ön, on, ün, an, in...

İN ULAN ORADAN BE....

8
"Teknoloji harikası B-52'ler, 10 bin kilometreden uçar, radarlara, füzelere, taşlara, ilenmelere yakalanmaz ve hedefi çok az bir sapmayla vururlar."

Şam diyenler Sam diyebilir. Desin
Sam
Baba Sam... Bir baba Sam
Sam baba Sam... Haydi baba
Sam...

İki B daha var elde bir seri B'ye can veren canan veren... Öpüşün, koklaşın, anlaşın BBB...
Bay siz B1. Ot boşluğunda...
Bay siz B2. Empire köle...
B3? Ah siz sayın...

Be üç, be tıri, be se...
Besse bes!

Bes
Savaştır
Savaşsa herşey her şeye girer
Bir şey bir şeye girerse, savaştır...
Sav onu, aştır, aşti, paşti, kargo, argo, ego, hügo...
Go-
oooooooooooooooooooooo


9
"Bu seferki, dünyanın görmesi için televizyon ekranında uçuşan Cruise füzelerinden ibaret olmayacak."

Savaştır. Yağmur. Çelik. Kar. Çelikten karlar yağar kara kara çelik taneler vardır kardır kar yağar karın üstüne ki uçlarında bembeyaz ölümü taşırlar ve gözleri var ölümü bir haritada kovalar ve kovalar ışık hızıyla
masadakine ispiyonlar hayatı
ve hayat yakışmaz savaşa
ve masadan gelir emir ışıl ışıl
ölüm emri: Patla!
Akıllıdır, söz dinler ve patlar
çelik ve
Et patlayacaktır elbet...

Başka ne bekliyordunuz allahaşkınıza zulmeti beyzada?

10

"Bombalar öksüz özürlüleri vuracak, onlar hızlı kaçamaz, tekerlekli sandalyeleri bile yok."

Çelikten çomak sokulur çelik çomak oynayanın tekerine tekeri daha yeni yeni dönmeye başlamış olanın...

Size de çok iş düşer bu arada, boşuna kenar kalmayın. Asın!
Mesela asın onu ki kendisi de bir fotoğraftan ibarettir ki çocuktur ve canlıdır ve yaşadığına göre ölebilecektir ki bilse de bilmese de ölecektir, bildiğiniz gibi...

Ah, ne güzel değil mi şekerim?
Asalım bu resmi duvarımıza, şekerim...
Bakar bakar ağlarız, şekerim
Bakar bakar ağlarız
Vicdanlarımızı yağlarız, şekerim...
Ağlarız onları, ağlarımıza alırız. Koy
Başını omzuma, şekerim...

Yağıyor çelik
Gidiyor kör
Bakıyor kör

Gözler hevenkte kurutulmaya asılı.

Öyleyse haydi, bir daha! Vur baba
Vur, Sam Baba, amca, teyze...
Bir daha
Vur
Sam!

10
"Bir kilometrelik sapmayla vurduk hedefi."

Olur bunlar savaşta. Kaza-
Blanka... Kasa-
blank-
a


Haydi kanka!
Sıra elbet gelecek tanka
Anka?
Nereye gittin? Anka, sen neredesin?
Anka-
Ra, ra...
Ra, raaa Ras-
Putin...

Potinleri boya, uygun adım arşa kadar marş!
Gerisi tıraş, gerisi rutin... İster tutun, ister itin...

Hi! I, I, I
(Elife benzer, ay okunur... Elif
Dedim elif... Elif diyelim, elif olsun; mertek sayma onu ne de bir başka direk...
Elif, hançer, elif mızrak, elif gömüttaşım... Ama şimdi duygusallaşmayalım)

Ayyy!
HiAlEth
Let
Hayyal
Et

11
"Acı çektirmek mi? Onlar zaten çekiyor. Evlerini yıkmak mı? Zaten yıkık. Okulları taş yığınına çevirmek mi? Çoktan çevrildi. Hastanelerini yıkmak mı? Hepsi harabe. Altyapısını çökertmek mi? Sağlık hizmetlerini kesmek mi? Çok geç. Birileri bunları çoktan yaptı."

Bir haritabakarın sıkılmaması ve kafasındaki karışıklıkların giderilebilmesi için vicdan/konfor ölçeğinde tasavvurlar:

Şimdi bütün uçaklar Greenwich’e göre Doğu diye adlandırılan yöne yönelmişlerdir. Ortaya geldiğimizde, Orta Doğu’dur. Terör. (Dikkat, çocuk var! Taş atabilir)

- Batı Doğu diye bir şey olmaz, saçmalıyorsunuz... Peki Batı'daki Doğu?

Ortayı geçtiğinizde, yaklaştığınız Yakın Doğu’dur. Adı yakın, kendi uzak, size uzak, bize tuzak ama uçaklara ve tuzaklara yakın ve safkan kaçakçı. Hatta kaçak.
Çak moruk! Haydi,
gidelim, vuralım onu! Haydi çocuğum, atta!

Bileceksiniz orayı, dağdır. Bileceksiniz, corç, bülent, toni... ot otlanmaz oralarda... Çimenler yaprakları ve kökleriyle kemirilmiştir... Kaçaktır hem, hem kuraktır. Dağdır. Dağdağadır. Terördür. (Dikkat hiç bir şey yok, kendinizi boşlukta hissedebilirsiniz.)

- Bazen böyle konu dağılabilir, baştan alalım:

Şimdi, bakışınız Batı’dan Doğu’ya doğru kaymaktadır. Sol,
Batı’dadır; yani bakışınız Sağ’a doğru kaymalıdır.
Gözlerinizin kayması yeterli, gövdesel kıpırtılar gerektiğinde yüzleri boyalı sert adamlarımız var bizim çocuklar onlar iyi kıpırdar her deltasında havzanın kıpırdayanı mıhlar büyük mıhları vardır ve büyüktür forsları.

Renk sarardığında, haritayı cetvelle takip edebilirsiniz:
Bir baklava dilimi ülke, alın size! Terörist! (Dikkat! Diktatör var, çocuklara ilaç atmayın)
Aradaki kısrakbaşı, başı bir alem sonu bir alem, ist. Doğu’dan Batı’ya bakmaktadır. Ter
ör.
İze.

-Hey corç, versene borç!

Arayarde iki ırmak, iki saçörgüsü gibi uzanıp kandan bir ırmağa sarmaşmaktadır. Kan ırmaktır orada. Halklardan akar tarihin ve coğrafyanın pıhtısıdır kimi halklar ki onlardan biri, ikisi, üçü... daha yaşamaktadır oralarda... Onlar ki ölümü sınamıştır ve sınar ve ölüm sınanmış ve sınanmaktadır onlarda.

Güneye şakuli bir gözinişi. İndirin gözlerinizi: Sarı üzerine sarı. Kum. Petrol. Dolu kuyu. Mezar. Boş mezar. Bir başka baklavadilimi. La havle!

12
"Durum kontrol altında. Hepsini öldürdük."

Bir daha çal, Sam!
Kafasına çal, gözüne çal, tepesine çal, çukuruna çal! Haydi Sem... Çal!
Çalın siz de, davullar!
Büyük davullar... Orta davullar... Kara davullar... Tarihin davulları...
Vur!
Vur Sam, haydi!
Bir daha vur Sam! Bir daha...

Aha aha aha!

(30 Kasım-12 Aralık 2001)
1

0 yorum:

Yorum Gönder