15 Nisan 2014 Salı

Okumak


Okumak ister misin beni, bir rüzgâr olduğum gün. Yanaşıp geleceğim gün batımımla, ufkundan batarak, dönmeyen geminin. Daha önce anlatamayacağım çok şey var çünkü. Çünkü daha önce anlayamayacağım çok şey var.

Okumak ister misin beni, bir doğumdan kalktığım gün. Ağzımda bir yudum, aradığım okyanustan. Sessiz bir şarkı, su ve tuzla yazılmış. Kurumuşsa da derim. Daha önce inanamayacağım çok şey var çünkü. Çünkü daha önce inanamayacağın çok şey var.

Okumak ister misin beni, gözlerimin kapandığı gün, uyuduğum güzelliğin korkusundan bir daha açılmadığı. Boynumda ter. Boynuna sarıldığım atın yelesinden sızan. Daha önce göremeyeceğim çok şey var çünkü. Çünkü daha önce göremeyeceğin…

Okumak ister misin beni, yazı olduğum gün. Yazıldığım gün. Bastığın taştan sıçrayan mürekkep. Aharsız kağıdında ahalinin çiğnediği. Daha önce yaşayamayacağım çok şey var çünkü. Daha önce yaşayamayacağın.


Dalgınlıkla girdim sanki yaşam kuyruğuna. Bekliyorum, aynı dalgınlıkla.

0 yorum:

Yorum Gönder