21 Ağustos 2013 Çarşamba

Efendiye Sesleniş




Sesini duydum, efendim; sen, duyuransın hep her yerde sesini, efendim.

Senin sesin, efendim, sadece ses olarak bile yetiyor bana; bana, bize, hepimize. Sen, efendim, "Sen!" dediğinde anlıyoruz hemen hangimize seslendiğini, sesin yapıyor bunu, efendim ve çakılı-kalıyoruz işitir işitmez sesini olduğumuz yerde, sana doğru koşuyoruz ya da hemen arzun buysa tabii efendim. Arzun, efendim, her zaman sürükleyici, her zaman çekici, her zaman doğurgan, efendim: Sürüklüyor bizi, çekiyor, arzular doğurup içimizde yön veriyor onlara.

Seni duymayanlar, efendim, duyup da aldırmayanlar, efendim, kendi sesini deneyenler, efendim, o cılız, o anlamı cümleleri bitince tükenen, o senin senin sesinin gölgesinde kalan seslerini deneyenler, efendim, ama bize ne onlardan, efendim? Kendi sesleri duvardır onlara, efendim, kendi sesleri uçurum.

Seni duyuyoruz, efendim; duyar duymaz anlıyoruz, seslenen sensin, seslenilen biz. Sonra, efendim, biz senin sesinle sesleniyoruz birbirimize, senin bakışınla bakıyoruz, senin görüşünle görüyoruz ve böylece hep biz oluyoruz efendim, biz kalıyoruz. Her biz, efendim, sesinle yapılıyız, sesinle kurulu; sesine doğduk, efendim, sesinle büyüdük, sesinle oluyoruz ve olmuyoruz olduğumuzu ve olmadığımızı, efendim.

Biz, efendim, seni, efendim, sen, efendim, biz, bizi, efendim, efendim, sende, sizde,
efendim, susma efendim, hiç efendim, onlar efendin, kim ki onlar efendim,

efendim,
senin sesinin dışında
kim ki onlar
efendim 
kim ki
efendi
onlar
kim
ki
...
..
.


............
Bir de şu var, bağ var aralarında, belki de yok ama işte bakın bi...
Her Şeyin Hizmetçisi

0 yorum:

Yorum Gönder