11 Ocak 2012 Çarşamba

Kenan Evren'e ne soracaksınız?


Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya, 12 Eylül darbe beşlisinden kalan son iki isim. Yargılanacaklarmış. İyidir. Yargılansınlar. Fakat yargılanabilirler mi?
Hukuken yargılanabilirler. İnsanlığa karşı birden fazla, Türkiye’ye, Türklere, Kürtlere ve ikisinin sosyalistlerine karşı binden fazla suç işlediler. Yargılanmalılar da. Fakat onları yargılayabilecek hukuk ve yargı makamı var mı sahiden?

24 OCAK NEDİR?
12 Eylül 1980’e gelmeden önce bir tarihe bakmalı: 24 Ocak 1980. 12 Eylül aslında tek gündür, üç ayrı gün gibi görünse de. 2 Ocak’ta muhtıra verildi, 24 Ocak’ta en büyük neoliberal programlardan biri olan (pogrom deseydim dilim sürçmüş olmazdı) iktisadi kararlar alındı.
12 Eylül’de toplumun, solun yolunu kesen generaller işte bu kararların bekçileriydiler. Has adamları da ekonomiyi teslim ettikleri Turgut Özal’dı. Hani şu Başbakan Erdoğan’ın kendi soykütüğünü sıralarken sık sık yad ettiği başbakan, cumhurbaşkanı.
24 Ocak kararlarını yargılayamayacak bir iktidar 12 Eylül’ü yargılamış olmaz. O kararları savunan o generalleri de savunur. Ekonomik aklın, ekonomik rasyonelin, siyasi akıldan üstünlüğünün ilanıdır o kararlar. Bugünkü vahşi “tüccar siyaset”i yaratan kararların ebeliğinden ve bekçiğilinden başka ne yapmış Kenan Evren? Bugün üstünde tepinilen, yanına din ve etnik savaş eklenerek örtülenmeye çalışılan sınıfsal uçurumların mimarı o, oturduğunuz evin mimarı.
ANAYASA’YI KİM YAPTI?
Mesele sadece 24 Ocak değil, sorulara devam edelim:
Kenan Evren’i, Kenan Evren’in yaptığı anayasayla ve onun tesis ettiği hukukla mı yargılayacaksınız? Onun tahkim ettiği DGM’lerle mi? Adını değiştirdiğiniz diye DGM’ler değişti mi? Özel yetkili mahkemeler, DGM ve sıkıyönetim mahkemelerinin toplamı değil mi?
Kenan Evren’i, Kürtleri savaşa iten idari, hukuki ve söylemsel saldırganlığı nedeniyle mi yargılayacaksınız? “Tek vatan, tek bayrak, tek dil” sloganını atmasını mı suçlayacaksınız, aynı sloganı atıyorken kendiniz? Genelkurmay Başkanınız Kürtçe konusunda daha dün Kenan Evren’in duysa gözlerinden öpeceği cümleyi sarf etmedi mi? Onu da birlikte yargılar mısınız?
KCK, FAİLİ MEÇHUL ve YARGISIZ İNFAZ
Diyarbakır cezaevindeki zulmü sorarken, politikaya bulaşan bütün Kürtleri ve onlarla dayanışmaya çalışan Türk sosyalistlerinin bugün neden hapse atıldığını da ona mı soracaksınız? Solun her türünü toplumun kılcal damarlarından temizlemek için canla başla kanla çalışmış Kenan Evren’e, İdris Naim Şahin’in arkaik komünizm düşmanlığını da soracak mısınız duruşmalarda? Bugün aynı şeyleri yapıyorken, sola, muhalefete ait nerede kıpırdayan ne varsa her tür silahla tepesine biniyorken, ona neyi soracaksınız? Neden daha erken yapmadığını mı?
Faili meçhul dosyalarını açmadan neyi soracaksınız? O size sormayacak mı, niye dosyaları açmıyorsunuz o zaman diye? “Teröristtiler, vurduk” diyecek size; siz Uludere’den sonra özetle sadece, “Terörist sandık, vurduk” demediniz mi? Duruşmada yanındaki sandalyeye mi oturacaksınız?
Cezaevindeki Türk-Kürt sosyalistleri, akademisyenleri, gazetecileri mi soracaksınız? “
DİN DERSLERİ
Neyi soracaksınız, onun mecburi hale getirdiği din derslerinin halen mecbur olduğu yerde? Onun Alevi köylerine diktiği camileri niye küçük yaptığını mı? Maraş’ı soracaksanız mesela, Maraş’ı anmak isteyenlerin neden şehre alınmadığını kime soracaksınız?
Meydanlarda iple dolaşırken, “Neden asmadınız” diye milliyetçi kin pompalarken, Kenan Evren’e idamların hesabını mı soracaksınız? Aylarca hücrelere tıkılmış mahkûmları sorarken, cezaevinde hastalıkta ölenleri, tecrit tutulanları soracak mısınız?
OY ORANI
Daha sayılacak çok şey var: Sansür, emek örgütlerinin tasfiyesi, muhalifleri işsizleştirme, bugün gözbebeğiniz saydığınız YÖK… Bütün kurumlarına sahip çıktığınız birini niçin yargılıyor olabilirsiniz ki?
Darbeciler, demokrasiyi getirmek için yargılanır, götürmek için değil. Kenan Evren anayasasının aldığı oy oranıyla hep övündü. Demokrasiyi sadece oy oranı sayanların da atasıdır o.
E peki niye çıkarılıyor Kenan Evren mahkemeye?
Basit bir nedenle, işi bitmiş tetikçiyi çöpe atmak suretiyle maddi, manevi cineyetlerinin yükünden arınmış gibi yapmak için:
“Çıkarları tehlike altındayken, büyük mafya babaları, dün kendileri için hizmet edenlere karşı acımasız olmasını bilirler. Medeniyet mecbur bırakır.” (Alain Badiou, Tarihin Uyanışı s. 184, Monokl yayınları)

NOT:
Uludere’de “gizlilik” kararı alındı. Ne diyorlardı? “Her şeyi araştıracağız, bakacağız.” Ne demiş oluyorlar gizlilik? “Bakacağız ama siz göremeyeceksiniz.” 
(6 Ocak 2012, Radikal, Radikal)




0 yorum:

Yorum Gönder