Kayıtlar

Kapıkayalı Kudo'nun Oğluna Ağıtı

Resim
Bu ağıt, Koçgiri’nin Kapıkaya köyünden. “Kudo” namıyla meşhur zurna ustası Veli Tekbaş, genç yaşta kaybettiği oğlu için söylüyor. Tek oğlu. Genç ölümlerin can yaktığı coğrafyalarda ne yazık ki çokça örneği olan ama biricik yas çalışması olarak ağıt. Ölümün kendisi gibi, çokça örneği var ama her seferinde biricik, biricik olanı alıyor çünkü. Ağıt, “Ye min yeko” adıyla biliniyor. “Benim biriciğim” diye çevirmek mümkün. Hem, “benim bir tanem” ifadesini, yani bir seslenmeyi içeriyor; hem de gerçekten kaybın “tek” olduğu anlamını, başka çocuğu (oğlu) olmadığı bilgisini aktarıyor. Nitekim, bacısına seslendiği 2’inci bölümde, “Xezî bi te ye di te he ne” derken, bunu söylüyor. Ocağı sönmüş birinin ağıtı bu. Çok çeşitli versiyonları var. Cihan Çelik ve Dursun Erdoğan profesyonel müzisyenler olarak ağıtı seslendiren bildiğim iki isim. İkisi de buradakinden ve birbirilerinden az farklı versiyonlarını söylüyorlar. Bu tür farklar zaten sözlü kültürün baskın olduğu yerlerde bir sorundan ço...

Efendiye Sesleniş

Bu devlete dekoder lazım!

Yazının internette çıktığı gün, 4 ve 5 kodlarının da kullanıldığı anlaşıldı. Süryaniler ve "diğer"leri için, sırasıyla. Yine aynı gün öğrendik ki, sadece "azınlık okullarına kimin gideceği karışmasın" diye değil, "kimin dönme olup olmadığını anlamak için "TSK da kullanmış olabilirmiş. Şaşırmadık. Ayrıca, Agos'ta çıkan habere yol açan belgenin, ardından perşembe ve cuma günü peş peşe (isimlerini vermeseler de) yetkililerin, kodun ne olduğu, niçin kullanıldığına ilişkin açıklamaları, çok da bir sorun görmediklerinin işaretiydi; yoksa hata yapmış da bunu itiraf eden kamusal ağızların beyanatı değil. Elbette, varlık vergisi, okul ve TSK'nın kullanımı dışında, elimizde o zaman pek de anlam veremediğimiz bir delil daha var: MHP milletvekili Yusuf Halaçoğlu, Türk Tarih Kurumu başkanlığı yaptığı dönemde sarf ettiği "Maalesef bugün Kürt Alevi diye bilinen yurttaşlarımızın önemli bir bölümü aslında Ermeni. Kayıtları var" sözlerinin anlamı da açı...

Buğday kardeşliği, iktidar kardeşliği

Bu kardeşlik temasına daha önce de takıldım, en az iki yazıyla. Biri 2. Mehmet'in yasasının yürürlükteki yazanın dip koçanında yazıldığı fikrini işliyordu, işte: Kardeş kavgası, barış ve yasa Daha yeni olanı da, Habil-Kabil meseli üzerinden, "katil kardeş"in cinayete kışkırtıldığını, egemen güç tarafından kışkırtıldığını öne sürüyordu. Meselin bu yorumunun radikal bir yönü ve radikal imkanları var hâlâ kanımca. Çünkü "kardeşliğin kışkırtılması", kardeşlik terbiyelerinin iki yönünü de içeren bir özelliğe sahip. Şöyle: Hem "buğday kardeşliği" diye aşağıdaki kısa yazıda öne sürdüğüm şey, hem de "iktidar kardeşliği" diye bir süredir işlediğim şey birer terbiye olmak zorunda. Doğuştan, kendiliğinden bir insan olmadığı gibi, bir kardeşlik de yok. İki terbiye biçiminin, politik mücadele biçimleriyle ve toplumun gidişatıyla yakından ilgisi olmak zorunda. İşte aşağıda okuyacağınız son yazıdan önce okunabilecek  o yazı: PKK ya da KCK...

Sıradan Bir Toplum

Barış süreci, savaş süreci

'Barış istiyoruz' diyen,  Öcalan'la görüşecek  heyetten milletvekilini niye çıkarır?  Öcalan'ın görüşmelerini niye  anlaşılır düzene bağlamaz?

Neoliberalizmin beden eğitimi ya da tacizdeki kamu yararı

Bir kadın   gözaltında soyulduğunu,  domaltıldığını söyledi,  görevlilere işlem yok.  Bir kadın "Polis taciz etti,  benden uzak tutun"  diye başvurdu, " Kamu görevlisi uzak tutulamaz"  kararı çıktı.  Beden kimindir? Cevap, ne türden bir hukuki rejimde yaşadığımızı gösterir. Verilmiş cevaplara göre bir karar alacağız, ancak önce bazı olaylar. * * * Bedene, özellikle kadın bedenine yönelik kolluk uygulamalarına şikayet yağıyor. Cezaevlerinden yükselen çıplak aramaya karşı protestolarsa hiç duyulmuyor. “Genital arama”ya tabi tutulduğunu söyleyen bir kadının şikâyeti üzerine savcılığın bazı polislere dava açtığını öğrendik ki bu istisna niteliğinde “iyi haber”, karar henüz uzakta olsa bile. Gezi eylemleri nedeniyle İstanbul’da gözaltına alınan, kamuoyunun yakından tanıdığı bir kadın çıplak arandığından şikâyet etti, “domaltılarak öksürmeye zorlandığı”nı dile getirdi. Bu şikâyetin kolluk amirleri ve savcılar ...