Kıyıdaki uçurum
Kara yaz! Karanlık yaz! Kararan vücutlardan rıhtıma varmayan ceset elbette hatırlanmaz. (İsmet Özel) * "Kıyıya çocuk vurdu." Nasıl bir cümle bu? Nasıl bir deniz? Nasıl bir kıyı? Kıyıdayız. Yaşamla ölümün. Barışla savaşın. Kıyı dediğiniz uçurum. Uçurumdayız. Çocukların sonsuz düştüğü . Yüzükoyun. Acımasızlığın uçurumu. Hep düşecek o çocuk. Acımış gibi yapmış bugün bazı gazeteler. Canları yanmış gibi. Kimi fotoğrafı vermiş, kimi verememiş. Hürriyet , "Dünyayı sarstı" manşetini atmış. Dünyadaki sarsıntıyı nasıl ölçmüşler bilmiyoruz, fakat "uygarlığın beşiği" olmaktan "barbarlığın beşiği" olmaya, bir ölüm denizine dönüşen Akdeniz'deki ölümlerde dünyanın kılını kıpırdatmadığı açık. Koca koca AB'nin liderleri toplandı denizde boğulanların fotoğrafları kamu oylarını homurdanmaya itince, çıka çıka üç kuruş para, beş on kişilik teşkilatlar kurma kararları çıktı. Vermeyi bilmezler onlar, almayı bilirler, normaldir....