Kayıtlar

Kürtlerin hakları, siyaset ve silah: “Hain” mi aranıyor, diyalog mu?

Leyla Zana bir milletvekili.  Seçmenine sözleri olan bir temsilci.  Erdoğan’la görüşmesinde seçmenine verdiği  sözleri çiğnemesi bekleniyorsa, bu bir  nafile görüşme olarak kalır. Ama iktidarın  çözüm sözünü tutma yolundaki  adımıysa, umutlu olmakta sakınca yok .

“Ekrad-ı Vahş”tan “Kürt ırkçısı”na statükonun sözleri

Hüseyin Çelik’e göre, Kürtçenin seçmeli ders  olmasına itiraz edenler ya Türk, ya Kürt ırkçısı.  Çelik, Kürtlerin hak mücadelesini “ırkçı” yaftasıyla dışlarken,  AK Parti’nin vazgeçilmez stratejisini uyguluyor:  Savaşı sözde de sürdür ve sana en zıt  olanı sahiplen ki statükonun sahibi olduğun anlaşılmasın.

Kırıklar 19-20

19 Güneşe şaştığın gün Şaşarsın  Yaşama da                    Kendine                    ardındakine                    önündekine... Bir taşmadır can Taştan, topraktan, sudan Hiç uyunmamış büyük uykudan 20 Neyimiz var Bizim            diyeceğimiz? Tek bu dünya Bu günler                 İçinden geçtiğimiz                 İçimizden geçen Mevsimler                    Düşünceler eken                    Düşünceler biçen Çekip gitmeden Neyimiz var  Başka Bakacağımız  Yüzlerden?

Medyada bir keşif uçuşu

Hans Magnus Enzesberger, ABD’nin Küba’ya (Domuzlar Körfezi Çıkarması) saldırısını yerden yere vurduğu şiirinde, bir basın toplantısından bir generalin sözünü aktarır: “Çocuklar siz fotoğrafları ayarlayın. Savaş kolay.” Gazetecilere söyleniyor. ** Vaktiyle, Ertuğrul Özkök zamanında Hürriyet, Suriye’yi manşetten sarsmıştı:  “Bir ucundan girer, öbür ucundan çıkarız.” Bir generalin lafı mıydı, yoksa dönemin cumhurbaşkanı Demirel’in mi iyi hatırlamıyorum. Fark da etmez, araştırmaya da değmez, asker ya da sivil, her halükarda bir paşa aklının sözü. Hayır, en az iki paşa. Söyleyen ve manşet yapan.

Kamuoyu ölümlere hazırdır komutanım!

Genelkurmay Başkanı’nın, BBP liderine söylediklerinde  üç yön var: Uludere’de hükümeti açık düşürüyor.  Kandil’e gitmek için tazyik ediyor.  MSB’ye bağlanma konusunda aba altından sopa gösteriyor .

İleri demokrasinin kamp ateşleri

Uludere’den başlayarak kış boyu yandık.  Sadece sınır boylarında değil, işçi çadırlarında,  şimdi de cezaevlerinde.  İsimleri cezaevleri ama onlar zindan bile değil, kamp.  İçerdekini de dışardakini de  uzlaşmaya zorlayan aklın yarattığı kamp.

Bozuk Deyişler-1

Ben de idim bir ne Nen idim bildin mi Ne diyecektim Nenni Kendim kendime Sarındım Gölgeme ki külden Çalındı sesim Kulağımda o kün Doğdu idim doğrulup Doğu devriliyken Kendi üstüne, ayaklar dibine Böğürtüsüyle inledim, ilendim Devrisi gündü Göbeğim dişimde Baş aşağı beşiğim Alındı beşte birim, onda birim… Pençesi yüzümde Sırtımda yırtıcı pençik Yürüyegeldim yönsüz, yolsuz İdim, var idim, vardı idim Vara vara gel geline Vardıkça kaçtı kaçar eşik Eşiğinde yutkundum yuttum Bana sana kalıt yarım sözü Gelmedi ondan geri üstü Bir göne kertili idi yarısı Yarısı yarılanmış gitmiş Hiç de söylenmemiş gibi ...................................... Bozuk Deyişler 2 Bozuk Deyişler 3 Bozuk Deyişler 4