31 Aralık 2013 Salı

Çiğdem der ki ben alayım



Bir koro değilse de yayla, konuşur.
Konuşur çiçeklerle, 
Çiçeklerin konuştuğudur, sırayla:

Çiğdem der ki… Çiğdem hep
Kendini der, kendinden der
Orada, çimenlerin arasında
Bir arıya, bir kelebeğe
Bela, yiğit başına bela
Gitmeyi de unutur, dönmeyi de
Bir gördü mü... Bir göründü mü
Kendine gurbet, gayrıya sıla
Böyle der çiğdem
Derken mavi dağlar arkada


Çok söz aldılar laleden
Çok söz sordular
Çok gezdirdiler soğanın
Lale de der diyeceğini
Ne sana, ne bana
Onun seslendiği başka
Saksıda, kaldırım kenarında, yol boyunda:
Lale der ki “Behey tanrı!”
Eğip boynu sorar
Benim boynum, “Benim boynum neden eğri?”
Beklemez yanıt hiç
Soruların çiçeği

Nazlıdır
Söyler de bunu nevruz
Nazını gizlediği görülmemiştir
Kayalardan bulmuştur yüzü
Sarp kayalardan
Kayalar onun gizi, gizleyeni
Mavi donlu, gök gözlü

Bir koro değilse de yayla, konuşur çiçekler, bilmediğimiz sırayla

0 yorum:

Yorum Gönder