5 Kasım 2013 Salı

MEŞKLER: Gün, gece, el...


Bazı günlere bir gece yetmiyor.

*
Günün siyaseti yara açmak, gecenin siyaseti dağlamak yarayı. Gündüz yarayı yüzden okutur, gece yarayı elde taşır.
Gündüz karar gözündür. Uzanan eli, uzanmayan eli görerek karar verirsin.



Gece karar bedenindir. Uzanan eli, uzanmayan eli göremezsin. Ararsın onu, bulmak istiyorsan.
*
“Yaraların bende”
Bir halk şarkısından, bir Alevi deyişinden.

Başkasının yarısını taşıyabilir miyiz gerçekten? Belki imkânsız bu ama başkalarının yaralarının bizde başka yaralar açmayacağı demek değil.

Yaraya sahip çıkılmaz. Yaraya sahip çıkan, yeni yara açandır çoğun.

Yaralıya sahip çıkan, yarayı hisseden değildir. Yaralıdan yaralanandır o.

Başkalaştıranlardan biridir yara: Aynı darbe ayrı yaralar açar.

*
Eller sığınaktır. Kendi ellerimize sığınamayız tek

*
Bazı günler bizi hiçbir geceye hazırlamıyor. İşçinin günü, işçiyi hiçbir geceye hazırlamaz. Mahkûmun günü. Kovulmuşun.
Peşine düşeceğimiz şey gün değil de gece olmasın?

*
“Ellerim koynumda kaldı.”
Kendimize sarılamayız. Kimsesizleşmişin, kimsesizleştirilmişin şarkısı. 

*
Günü yakalarsın. Hazırdır o buna. Av olmaktır onun avcılığı. Böyle böyle yakalar seni.
Geceyi yakalayamazsın. Av değildir o. Avcı da değildir. Ona tutulursun. Ona yaslanırsın. Ona uzanırsın.

*
Günü kiminle geçireceğin elinde olmayabilir, geceyi kiminle geçireceğin elindedir. Hapishane, gecenin mecburiyetidir. Geceye mecburiyet. Akşam erken iner bu yüzden mapushaneye.

*
İki gün var. Biri geceli, biri gecesiz.

*
Bazı günlere bir gece yetmiyor. Bazı geceler bir güne çıkmıyor.


0 yorum:

Yorum Gönder