18 Nisan 2013 Perşembe

Deli Çoban


Boğa nasıl ağlar, öyle ağlamış üç gün üç gece burulurken. Çobanlık ettiği Ermeni köyünün altınlarıymış sordukları.
Boynunda kementle dağı taşı gezdirdiler bütün yaz, öyle anadan doğma. Her tümseği, her çukuru kazdırdılar.

Kim sahip çıkar zalimin sofrasında atasız, kardaşsız kalana?

Bir gitti, bir geldi aklı öldüğü güne kadar. Kendine zulmedenlerin çocuklarını çağırttı son günlerinde. Herkes umutlandıydı o günleri anlatmaya başlayınca, altınların yerini söyler diye. 
Üç kelam etti oysa sadece gözlerini yummadan önce:
“Gözyaşları, kanları hep toprağa aktı. Altınları da oradadır. Öğrenmek isteyen gelsin peşimden.”

1 yorum:

Yorum Gönder