11 Aralık 2012 Salı

MEŞKLER - Söyleşi bağ-ları



Yürümek iyi bir söyleşidir. Yolla, kentle, ışıkla, karanlıkla. Söyleşmek iyi bir yürüyüştür, ruhun açıklarına, gizlilerine.


**

Söyleşmek, bağlanmaktır. Bağlarla yürür söyleşi.

Bağdır yüz. Ses. Koku. Söz, en son.

Söyleşi, sözden önce yüzdür.
Yüz yüze oluş. Yüzlerin bakışması.

Hep bir “yüzleşme”dir söyleşi, yüzlerin birbirine açılışı. Söyleşi her şeyden önce yüzdür.



Söyleşi, sözden önce sestir. Sözün taşıdığı, sesin taşıdığına içkindir; söz, sesin içindedir. Ses sözü sarmalar, dolar, dolaylamaz ama doğrudan kılar. Ses sözü destekledikçe taşınan güçlenir, çoğalır. Ses sözü desteklemezse söz ölebilir bile. Ölüdür bile.

Artık unutulan bir bağ: Koku. Eskiler “dost kokusu”ndan söz ederdi. Kokunun söyleşiden dışlanması, kokunun beden kokusu olmaktan çıkmasıyla beraber olmalı. Şimdi sadece bebekler koklanıyor, o da sayısız dış kokunun eşliğinde. Bir de sevgililer birbirini kokluyor, belki. Koku aranmıyor ama artık, en fazla tahammül edilebilir oluyor, belki.


Söyleşmek çözülmektir. Bağlanıp çözülmek, birbirine; birbirini bağlayıp çözmek.

**
Yürürken kaybolmaktan korkan ne yolu anlar ne kenti ne söyleşiyi. Söyleşirken kaybolmaktan korkan ne kendini anlar ne karşısındakini.




0 yorum:

Yorum Gönder