29 Eylül 2012 Cumartesi

Meşkler: GECE-CİL



Güneşin altında söylenmemiş söz yok;
gündüz nutuk-tur, gece ise --sevişmek ne hoştur ah yıldızların altında-- gece ise her söz yeni-dir, çünkü eldir konuşan.
El konuşur.

*
Gündüz -istemesiniz de- poz mecburidir, gece -isteseniz de- poz imkânsız.

*
Işıklar çok, gereğinden çok altında poz verilecek ışıklar; gene de,
gene de gece poz esner, sarkar, dökülür, kırılır, yeterince karanlık -ah, güzel karanlık- vardır pozsuzluk için. Gece.

*
Gündüz el sıkışılır,
gece el ele tutuşulur-öyle geçilir geçitler. Gece.

*
Geceyle yalnız olanın/ Yalnız elleri vardır okuyacak (Octavio Paz)

*
Gece iyidir. Aydınlığı örtmez -bu iftira- kendini açar sadece. Sade gece.

*
Gün zaman-dır, 
--gece ise hem zaman hem mekân.
Günün mekânları vardır, mahkûm olduğun, ettiren mekânlar; gece ise kendi mekân-dır.

*
Aydınlığı kötülemem, kötülemeyiz ama abanmamak gerek ona, o sıfırdır, bir olan karanlık.
Aydınlığı geceye taşımak –geceyi fethetmek ışıkla: sonsuz ışık, sonsuz poz. Sonsuz yaz-ne tedbirsiz bir dua, ne kalpsiz bir girişim-girişim evet, iki baharı yok edersek, kıştan da kurtuluruz.
Geceyi taşımayı deneyelim bir de, sessizliği taşımak kadar zor.

*
Güneşin altında söylenmiş söz var mı? Söz, var mı?
...............................



0 yorum:

Yorum Gönder