20 Mayıs 2012 Pazar

MEŞKLER-arşiv ve hafıza: Erdal Eren'in ailesinin müdahale talebi




12 Eylül davasında, 12 Eylül’den sonra yaşı büyütülüp asılan Erdal Eren’in ailesinin müdahil olma talebi kabul görmedi. Çünkü “belge”leri yoktu!

Arşiv ve hafızanın ilişkisi ne tuhaf! Birbirini tamamladığı öne sürülebilir, öyle görünüyor. Paki sahiden tamamlar mı? Arşiv de bir hafıza değil midir? Kurumların hafızası. Değil midir? Kurum hafızası, hafıza mıdır? Hafızaysa kimin lehine?
Erdal Eren’in ailesinin hafızası vardı, ama “arşivi” yoktu!


Hafıza, sahibinin benliğini mümkün kılan şey. Yani bir anı deposu olmaktan çok farklı, sahibinin isteği dışında işleyip var olabilir. Arşiv ise daima sahibinin isteğiyle kurulan, olan şey. Her halükarda istemli.
Hafıza istemli olabilir mi? Hafıza teknikleri, hafıza geliştirme usul ve temrinleri vs. ile belirli düzeyde bir “zihinsel arşiv” çalışmasından söz edebiliriz. Ezber.


Arşiv istemlidir daima. Devletin, kilisenin, dergahın, manastırın, üniversitenin, şirketin, marka-kişinin (yazar, gazeteci, rahip vs.) arşivine “kazayla” bir şey girmez. “Kazayla” bir şeyin kaybolması mümkündür belki, “iradi olarak” bir şeyin kaybedilmesi, çıkarılması da “arşiv faaliyeti”nin gerekleri arasında.
“Arşiv açmak” bütün gerçekleri ortaya döken bir edim olarak değil, “arşivlenmeyenin hafızada da olmaması gerektiğini” telkin eden taktik bir davranış biçimi. Ermeni meselesinde “Arşivleri açmaya hazırız” sözü, “Hafızanızı değiştirmeye hazır olun” şantajını içerir.

“Arşiv” asıl lehdarının eylem ve söylemlerinin kaynağıdır. Hafıza da öyledir ama hafıza, arşivin aksine  istemli olamayacaktır: Hafıza sahibi unutmak isteyip unutamayabilir, hatırlamak isteyip hatırlayamayabilir.
Hafıza yönlendirilebilse bile denetlenemez; arşiv hem denetlenebilir, hem yönlendirilebilir. Arşiv çünkü daima yönlü bir eylem ve işlemin kaydı ve dayanak noktasıdır: Daima belirlenebilir amaçları bulunan bir örgütlenme, demek bir erk işlemidir.

Hafıza, bireyin benlik, grubun topluluk bilincinin dayanağı ve devamlılık ilkesi olarak, arşivle zıtlaşır. Hafızadaki içerikler, beklenmediklikleri sağlayabilir: Küçüklüğümde çok dinlediğim Dersim öykülerinde çok geç kavradığım bir cümle: jinan li tiran digerìyan ku xwe bavèjin (kadınlar atlayacak uçurum arıyorlardı) Hafıza demek ki bilincin parçası değilse de bilinci oluşturan ve dönüştüren işlemin parçası.
Geç anladığım bir söz daha: Hèf a Dèsim è ku kes nema bû teyr û tûran re bigîrî (Yazık Dersim'e ki kurda kuşa ağlayacak kimse kalmamıştı.

Hafızanın içine doğarız, hafıza yaratan öykülerin, sesin, sözün. O öykülerin, sesin, sözün içinden doğarız, sürekli, yeniden. Dersim'i kısık sesli öykülerle öğrendim örneğin, titrek fitik ışığında, öykülerle akan gözyaşlarıyla. İçine doğdum öykülerin, içinden doğdum. “Dersim arşivleri”nin iradi biçimde açıldığı şu günlerde, devlet “arşiv”e yaslanarak bir hafıza oluşturmak istiyor. Kafamdaki, ruhumdaki öyküleri “doğrulayan” belgelere inanmaya başladığımda, “vakanın tanımı, niteliği, sorumluları ve sorumsuzları” hakkında yürütülen söyleme de inanmaya başlayacağım demektir. Şimdiye kadar “arşiv”lerde doğrulanmayan öyküler, şimdi “doğrulanan” kısımların etkisiyle devletin anlatacağı öyküler içinde kemikleşip kalacak. Bu “arşiv yardımıyla hafızaları etkileme”, “hafıza oluşturma” operasyonu, önemli bir devlet temrini. Buradaki “dersler”, “başarı”lar, Ermeni meselesinde de “arşiv açma” zamanı geldiğinde yapılacakların bir tatbikatı sayılabilir aynı zamanda.

Erdal Eren’in ailesinin “itibar edilecek belge sunamadığı” gerekçesiyle 12 Eylül davasına müdahil olarak kabul edilmemesi, devletin “dönüşmemiş hafıza”dan rahatsız olduğunu, arşivin “hafıza”ya destek değil, “hafıza”ya karşı bir işlem ve ilke olduğunun en açık, saçmalık derecesinde açık bir örneği. “Açılmış arşivler” ya da “açılacak arşivler”, devletin “hafıza belirleme, dönüştürme” gücüne ilişkin özgüveniyle ilgili olacaktır daima, hakikat araştırmasıyla değil.  Bu yüzden, hep söylediğimi tekrar ediyorum: Arşiv devletinse, hafıza bizimdir! Hafıza mücadelesi, siyasal bir mücadeledir, bir akademik uğraş, bir edebi meşgale, bir bireysel gelişim yordamı filan değil…

NOT: Eren ailesinin başvurusu daha sonra kabul edildi. Benim açımdan fark etmez. "Maruf ve meşhur vakaların ispatına delil gerekmez" kuralının ilk duruşmada atlanması, basit bir kimlik tespitiyle karar verilmesi mümkünken ilk başvurunun reddedilmesi, "arşiv" ilkesinin "hafıza" ilkesine karşı nasıl çalıştığını gösteren çok önemli bir kesit ve vaka...
.....................


Ayrıca

Dikkat edin, solumuz pistir bizim!

MEŞKLER-İnsan, Yasa ve Özgürlükler

MEŞKLER-Şairler ve Zaman

MEŞKLER-Yürüyüş

MEŞKLER-Muhalif Osmanlı şairleri

ve

MEŞKLER-ESKİLER TOPLU HALDE


 MEŞKLER, düşünce temrinleri. Genellikle esrik haldeyken yazıldılar, rakı, bira, şarap, söyleşi, doğa temaşası ya da rüyaların yarattığı haller içindeki söz ve sözcüklerin kaydı... Silik, soluk, sıkıcı, kof görünen yanları bundandır; göze, kulağa, akla hoş gelen yanları varsa yine bundandır... 

0 yorum:

Yorum Gönder