23 Şubat 2012 Perşembe

MEŞKLER-Devlet fundemantalizmi


Ne İslami ne de Kemalist ya da başka türden bir fundemantalizm başımıza bela bizim. Bizim başımıza bela olan şey devlet fundamentalizmi.

Devlet fundamentalizmi, ana-akım medyanın, kamusal standartlara uygun akademinin ve akademisyenin ruhuna ve diline sinmiş en güçlü inanç. Dinsel fundamentalizm gibi işliyor. 

Kendi (siyasal) hedefleri için, sadece kendisine benzeyeni, tabiyi esirger ve bağışlar. Kendisinin tabi olduğu ilkeler, tüm mevzuatın, ahlaki kodların ve yazınsal kanonun üstünde duran, "anti" ilkelerdir: İlan edilmiş yasalara değil, yönetsel kümenin kapalı ortamında bilinen yasalara tabidir, onlarla iş görür. Her dönem elindeki ulema stokundan söylem ağaları seçip kanaat yönlendirmesi için ortalığa sarar. Bir zamanların muhaliflerini kolayca devşirip ulema stokuna dahil edebilir.


Devletin bekası, devletin kendini koruma hakkı, devletin paralel örgütlenmelere izin vermeme yetkisi türünden mistik/metafizik cümleleri dönemin ruhuna göre yeniden kurup inandırıcı kılar. "Devletlerin hakları yoktur, gasp ettiklerini hemen iade borçları vardır" deseniz de ilgilenmez. Bilmezliğinden değil, iyi bildiğinden. Sözü, iş yapar sözü duymamak, görmemek ve anlamamak en alçakça erdemleri arasındadır; duyurmamak, göstermemek ve anlaşılmasına engel olmak. Muhalifler dahil, bütün söylemlere sirayet ederek, onların içine yerleşerek onların iktidar olmaları halinde çekirdek aygıta bağlanacakları somunlarını önceden hazırlar.

Devlet fundamentalizmi, devletin tarihsel-sınıfsal belirlenimlerinin dışında ya da ötesinde değil elbette, olamaz. Onun tam içinde yuvalanan, onun bütün dönüşüm-büküm noktalarında, onu dönüştürmeyi, değiştirmeyi hedefleyenlerin varlıklarına sıçrayan, yerleşip kendisini onun genleri içinde de kopyalayan viral bir karakter taşır. Bütün ilişkisel ilkeleri zehirler. Sınıflar, etniler, ilkelerle birleşmiş kümeler... bütün toplulukları zehirler. Tarihsel-sınıfsal belirlenimlerin tarihe dayanıklı şifrelerini taşıyan siyasal DNA’dır. Ondan kurtuluş, onun yerleşeceği yapılara evrilecek ilişkilerden kurtuluşla mümkün.

......................


Meşkler, ne bilimsel, ne edebi, ne felsefi. Meşkler, hem hepsi, hem hiçbiri. Müziğine ya da kaligrafisine ulaşmak isteyen çırağın notalarla, seslerle, çizgilerle yaptığı çalışmaların adı. Çırak çıkma çabasının adı. Müzikal-resimsel alıştırmalar, deneylemeler. Kendini sözcüklerin, düşüncelerin serbest, dağınık akışına bırakmış çıraklığın verimleri. Verimsiz mi? Belki... Ama güzel, denemesi güzel....


Ayrıca

MEŞKLER-İnsan, Yasa ve Özgürlükler

MEŞKLER-Şairler ve Zaman

MEŞKLER-Yürüyüş

MEŞKLER-Muhalif Osmanlı şairleri

ve

MEŞKLER-ESKİLER TOPLU HALDE





0 yorum:

Yorum Gönder