27 Ocak 2012 Cuma

MEŞKLER- İnsan, yasa ve özgürlükler


İlk yasa, ilk devrimdir ve ilk hukuksuzluktur. Devrimdir, önceki tüm kurallar değişmiştir, hukuksuzluktur, önceki tüm hukuki düzenleme ve imkanlar artık yasaya tabidir. Hukuk ilerledikçe hedef adalet olmaktan çıkar, düzenlerin düzenlemelerinin selameti olur. 

Hukuk, hayatını hepsini kaplar. Kefenin cesedin hepsini kapladığı gibi; Carl Schmitt derinin bedeni kaplaması gibi derken yanılıyordu, hukuk sonradan olandır derinin aksine... 



**

İlk yasa ip ve sopaydı. 

İkincisi zincir ve kılıç oldu. 

Üçüncüsü duvar ve tüfekti.

Dördüncü yasa düğme ve ekran…

İşler kolay, görüntü güzel: 
Egemenler, ilk üç yasadan umdukları her işi düğme ve ekran aracılığıyla gördürmeyi umuyor, tuhaf olanı başarıyorlar da bunu. Bir sopalı adamın 10 kişiyi bağlaması gibi. Bir kılıçlı adamın yüz kişiyi zincirlemesi gibi. Bir tüfekli adamın bin kişiyi duvarın içine hapsedebilmesi gibi. Bir düğme ve bir ekranla milyonlar kendilerine kilitleniyorlar.

**

Yaşamlara hükmedeceğine inanan iktidarlar idamı kaldırır. Sözün değerini sıfırlayan iktidarlar “ifade özgürlüğü”nü kabul eder. İfade özgürlüğü, sözün değeri sıfırlandıktan sonra desteklenen bir değerdir; son 300 yılın çoğu değeri gibi, burjuva, elbette…


**

Devlet denilen şey, Tanrı’nın, Sezar’ın ve benimle senin haklarımızın toplanıp yeniden dağıtıldığı yerdir: Tanrı’nın hakkı Tanrı’ya, Sezar’ın hakkı Sezar’a verilir. Seninle ben birbirimizi yerken perde kapanır.

Bir isyan olacaksa, benim ve senin haklarımızı Tanrı'dan ve Sezar'dan almakla olur, gerisi aynı tiyatro.

Tanrı da Sezar da haklarını kimsede komaz, sen kendin hakkını yedirmemeye bak.

**

İnsan önce parçalamayı öğreniyor, sonra birleştirmekle geçiyor ömrü. Özel, kıyaslanamaz bir yırtıcı, beceriksiz bir yapıcıdır insan.


0 yorum:

Yorum Gönder